Sibel ÖZÜNAL – Doğum Hikayesi

03 Ekim 2017
03 Ekim 2017 Aybala

Bir Dorukhan Hikayesi

Yeeeeey! 6. ayı doldurduk. Ben, eşim ve biricik oğlumuz Dorukhan. 6 aydır garip bir çekirdek aileyiz. Oğlumuzla birlikte büyüyoruz, değişiyoruz, mutluyuz. Bir yandan organizasyonlar, diğer yandan organizasyonunu yaptığımız düğünlerde büyütmeye çalıştığım bir bebek. Nasıl geçti anlamadık ama bence çok güzel sindiriyoruz. 7/24 birlikte kucak kucağa, koyun koyuna…

Bu güzel sürecin öncesinde, hali hazırda rutin kontrollerim için gittiğim Aybala hanımın kapısını geçen yıl Mayıs ayı gibi çaldık. Dedik ki,”biz bebek düşünüyoruz.” Hemen bakalım dedi ve sorun olmadığını, 2-3 aya güzel haberle gelebileceğimizi söyledi. Tabii bu CINI vakası öncesi idi. Sonrası benim için saçma sapan bir yıkım dönemi, kolposkopi, CINI’in doğrulanması, derken panik ve ailelerin yönlendirmesi ile Marmaris’te başka bir doktor ve LEEP operasyonu. Hayatı boyunca bebek düşünmeyen biri olarak itiraf etmeliyim ki böyle bir durumda, bebek istememekle, olamayacağını düşünmek bambaşka şeylermiş. (Düşman başına gelmesin.) Nitekim 1 ay içinde 2 ufak narkozlu operasyon… Devam eden günlerdeki hassasiyet ve gecikme beni operasyonel korku nedeniyle Marmaris’teki doktoruma yöneltti. Sorular ve şok sonuç.

“Ben geciktim.”
“Kan testi ver”
“Nasıl yani? 15 gün oldu operasyon olalı..”
“Erken gebelikte görülemeyebilir sen bir kan ver.”

Apar topar Acıbadem, kan testi, pozitif, 7 hafta😱

Evet sorun yoktu, 2-3 aya bile kalmamıştı.
Nasıl güçlü bir bebek ki biz öğrenene kadar kendi kendine büyümüştü içimde. Uykusuzluğuma, yorgunluğuma, koşuşturmama, sağlıksız beslenmeme aldırmamış sessiz sedasız büyümüştü haftalarca…
Sevinç, şaşkınlık, gözyaşı, sevinç, şaşkınlık…
Ve Aybala hanıma dönüş. Hem de koşa koşa;
“Ben hamileymişim! Ama LEEP de oldum.” (Fırça faslı tabii, gerek yokmuş ki 🙁)

Sonrası O’nun o güvenli sesi…O rahat ve insana ilk ben doğurmuyorum sakin olmalıyım, iyi olmalıyım, kendime bakmalıyım duygusu veren sakinleştirici tavrı… Sezaryen de olsa doğum doğumdur, kendini eksik hissetme telkinleri ve gerçekten de öyle olması.
İyi ki Bodrum’a gelmiş. 🙏❤
Her ultrasonda benimle birlikte heyecanlandığını görmek, o deneyimli gözleri ile bebeğimi bana anlatması, yüzünü göstermediğinde sabırla dönmesi için uğraşması, ilk gebeliğini yaşayan şaşkın bir anne adayına bunu sabırla anlatması… 8 ay boyunca iple çektik kontrolleri. Ağzından dökülen her güzel kelime birer hediye oldu bize.
Hepsi için varol demek geliyor insanın içinden defalarca ve defalarca…
Biz 6. ayı doldurduk. Nice 6 aylar, yıllar görürüz hep birlikte inşallah.
Bize bu süreçte bir abla, bir doktor, bir psikolog, bir danışman, bir süper kahraman olduğun için varol.

Sevgiler,
Sibel, Dorukhan & Özgürhan ÖZÜNAL
Bodrum
3 Ekim 2017

, , ,

Aybala

1976 yılında Üsküdar’da Zeynep Kamil Hastanesi’nde normal yolla doğmuş ve güzel adım Zeynep’i oradan alarak hayata başlamışım.. Orman mühendisi olan babamın mesleği nedeniyle çekirdek ailem- annem, babam, iki kız kardeşim ve köpeğimle beraber çeşitli şehirlerde büyüdük.. Bunlardan Adana’da uzunca bir süre takılıp liseyi (Adana Anadolu Lisesi – 1993) ve üniversiteyi (Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi – 1999) burada bitirdim. Tek başıma gittiğim bir İç Anadolu kasabasında (Aksaray İli Gülağaç İlçesi – 1999) ve sonra il merkezinde (Aksaray İli Merkez 2 No.’lu Nöbetçi Sağlık Ocağı – 2000) bir süre pratisyen hekimlik yaptım. Tebabet sanatına dair birçok şeyi burada pratisyenlik yaparken öğrendim diyebilirim. Ardından, eşimle beraber hayatımızı kurmak üzere İstanbul’a taşınıp (2001) herşeye sıfırdan başladık.. O bir bankaya, ben Tıbbi Danışman olarak bir medikal ajansa (2001 – 2004)… Günlerden bir gün, yıllardır beklediğim, hayalini kurduğum ihtisas yapma fikrinin ve kadın doğum uzmanı olarak yeni canların hayata gelmesine aracı olmamın artık vaktinin geldiğini farkedip, istifa ettim ve TUS’a (Tıpta Uzmanlık Sınavı) girerek Kadın Doğum İhtisası’na başladım (Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi, 2004). Asistanlık sürecime neler sığdırmadım ki; kimi üzüntüler, kimi sevinçler, iki de mucize (Damla – 2007, Tuna – 2009)… Derken, ihtisas bitti ve güzel Gaziantep günleri başladı. Benim uzak, yalnız, güzel memleketim.. Her gününü gülümseyerek, seve seve, keyifle hatırladığım mecburi hizmet günlerim, Gaziantep Şehitkamil Devlet Hastanesi (2010 – 2012).. Uzmanlık hayatımın başlangıcı, sıfırdan bir kliniğin kuruluşunun her aşamasında görev alışım, laparoskopi ateşinin içime düşüşü hep Antep’te.. Laparoskopi eğitimi almaya karar verince, Çukurova Üniversitesi’nden sayın hocam Prof Dr Mehmet Ali Vardar bana kapılarını açtı, bir aylığına tekrar okuluma döndüm, laparaskopinin ABC’sini öğrendim (2011). Ardından Fransa, Strasbourg, IRCAD / EITS.. Avrupa’da jinekolojik laparaskopi eğitiminin piri, Prof Dr Arnaud Wattiez’in kliniği (2012).. Ayrıca, Belçika’nın Leuven şehrindeki, IRCAD’a bağlı olarak eğitsel faaliyetlerini sürdüren the European Academy of Gynecological Surgery’de yine Prof Wattiez’in yönetimindeki “A-to-Z Laparoscopic Suturing Course’u da tamamladım (4-6 Kasım 2013). Laparaskopik vakaları yapıp hastaların yaşam kalitesini nasıl artırdığını, nasıl daha fazla yararlı olduğumu gördükçe, mutluluğum kat be kat artıyor.. Yeditepe Üniversitesi Perinatoloji Bölüm Başkanı olup, aynı zamanda Türk Perinatoloji Derneği’nin yönetim kurulunda yer alan ve ülkemizde perinatoloji camiasının önde gelen isimlerinden biri olan Sn. Doç Dr Oluş Api’nin nezaretinde aldığım perinatoloji (riskli gebelik) eğitimimin de altını çizmeliyim (2012).. Aynı zamanda tez danışmanım olan Sayın Oluş Api’yi her zaman minnetle anıyorum. Zaman geçip Antep dar gelmeye başlayınca, yıllardır kafamızı kurcalayan Bodrum’a taşınma defterlerini yeniden açtık. “Bodrum’da Acıbadem var da ben mi gitmiyorum” dediğimi unutmayan bir arkadaşım sayesinde yeni açılan Acıbadem Hastanesi’yle yollarımız kesişti… Sonra aldık valizlerimizi, bebeklerimizi, çiçeklerimizi, kitaplarımızı, eşyalarımızı, Antep’te bırakıp kalbimizin bir kısmını, düştük Bodrum yollarına (2012).. İşte şimdi, buradayız, Bodrum’da.. Sizi de bekleriz, ama Yokuşbaşı’nda köşeyi dönünce şaşırmayın: Yokuş başına geldiğinde Bodrum’u göreceksin. Sanma ki sen, geldiğin gibi gideceksin. Senden öncekiler de böyleydiler Akıllarını hep Bodrum’da bırakıp gittiler. Halikarnas Balıkçısı, Cevat Şakir Kabaağaçlı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Çözümü giriniz *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.