normal-pelvis Pelvik organ sarkması, ya da halk arasında daha sık kullanılan bir deyişle “rahim sarkması”, oldukça sık görülen bir durumdur. Sarkma, karın içerisinde yer alması gereken rahim, idrar kesesi, rektum gibi organların, aşağıya doğru sarkarak karın dışına doğru yer değiştirmesidir.

Bir çok kadın, sarkma nedeniyle günlük yaşamlarını, cinsel işlevlerini ve egzersiz yapabilmelerini etkileyen semptomlar yaşarlar.

Genital sarkma durumlarında, spesifik organların sarkmasına göre farklı adlar verilir. Örneğin, ön bölgedeki sarkmad idrar kesesi aşağıya inmiştir ve sistosel denir. Arka bölgede rektum sarkmıştır ve rektosel denir. Enterosel bağırsakların, uterin prolapsus ise rahimin sarkmasıdır. Ancak, halk arasındaki yaygın kullanımda tümüne birden rahim sarkması denebilmektedir.

Pelvik organ sarkması, muayene bulgularına göre seviyelere ayrılır. Bazı hastalarda rahim tamamen vagina dışında iken, bazen ıkınmayla vagina dışına çıkar, bazen ise ıkınmayla sadece hafif aşağıya iner, vagina dışına kadar çıkmaz.

Pelvik organ sarkması (Rahim sarkması) hangi sıklıkta görülür?

Rahim sarkmasının kesin sıklığını tahmin etmek oldukça zordur. Bununla birlikte, yapılan toplumsal çalışmalarda, kadınların yaklaşık yüzde 6 – 8’inin pelvik organ sarkması şikayetleri olduğu bulunmuştur. Ancak bu çalışmalar sadece hastalara şikayetleri sorularak yapıldığından kesin olmayabilir. Diğer yandan, tüm hastalar muayene edilseydi, asemptomatik vakalar da saptanacağından, muhtemelen daha yüksek oranlar saptanacaktır.

Pelvik organ sarkması (Rahim sarkması) için risk faktörleri nelerdir?

Rahim sarkması riskini artırdığı bilinen risk faktörleri arasında doğum yapmak, ileri yaş ve obezite bulunmaktadır. Doğum sayısı arttıkça, rahim sarkması riski artar. Doğum sayısına ek olarak obstetrik faktörler de riski artırır, sarkma doğumdan önce hamilelik esnasında da oluşabilir. Ayrıca vaginal yolla normal doğum yapmak, sezaryene göre sarkma riskini daha fazla artırır. Yaş ilerledikçe sarkma riski de artar, 80 yaş üzerinde bu risk 40 yaş altına göre yaklaşık olarak iki kat daha fazladır. Kilo fazlası olan kadınlarla şişman kadınlar (beden kitle indeksi >25), diğer kadınlara göre iki kat daha fazla sarkma riski taşır.

Ayrıca veriler, zenci kadınlarda bu riskin daha düşük olduğunu gösteriyor. Kronik kabızlık ve sürekli olarak ıkınma, sarkma için bir risk faktörüdür, bunun nedeni karın içi basınçtaki sürekli tekrarlayan artışlardır. Sürekli ağır kaldırmanın da (ağır yük taşımayı gerektiren bir işte çalışmak) pelvik organ sarkması riskini artırdığı düşünülmektedir, ancak bunu ispatlayan veri bulunmamaktadır.

 

pelvik-organ-sarkmasiPelvik organ sarkması önlenebilir mi?

Sarkmayı önlemek için neler yapılabileceği ile ilgili çok fazla çalışma yapılmamıştır. Vaginal doğumun sarkmanın artması için bir risk faktörü olduğu gösterilmiş olmasına karşın, sezaryenle doğum yapmanın bu riski azaltıp azaltmayacağı açık değildir.

Kilo vermek, kronik kabızlığın tedavisi ve ağır yük taşımayı gerektiren işlerde çalışmamak gibi önlemler alınmasının sarkmaları önleyip önlemeyeceğinin anlaşılabilmesi için daha fazla çalışma gerekmektedir.

 

Pelvik organ sarkmasının klinik bulguları nelerdir?

Sarkması olan hastalari tipik olarak sarkan organla ilgili bulgularla başvurur. Bunlar arasında baskı ya da vaginal basınç hissi, idrar ya da dışkı yapmakta sıkıntı bulunabilir. Alt sırt ya da bel ağrısı da sıklıkla görülebilir, ancak bu iki durumun ilişkisi çalışmalarla kanıtlanmamıştır.

Semptomların şiddeti, sarkmanın derecesi ile orantılı olmayabilir. Semptomlar genellikle pozisyonla ilişkilidir, sabah ya da sırtüstü yatarken çok belirgin değildir ve şikayetler günün ilerleyen saatlerinde ayakta durdukça artar. Kadınlar geneldei vaginal ya da pelvik basınç ve / veya vaginadan dışarı bir şey çıkması şikayeti ile başvurur. Vaginannı ön duvar desteğinin kaybı mesane ve / veya üretra fonksiyonlarını bozabilir, stres inkontinans adlı öksürüp hapşırınca idrar kaçırma durumu eşlik edebilir.

Bağırsaklarla ilişkili olarak görülebilecek şikayetler arasında en sık olanı kabızlıktır. Sık kaka yapma isteği, acil kaka yapma, kaka tutamama ya da yapamama, ilerleyen dönemlerde ortaya çıkabilir.

Pelvik organ sarkmasının cinsel işlevler üzerindeki etkisi azalmış cinsel istek ya da ilişki esnasında ağrı ile ilişkili değildir. Ancak, cinsel tatmin hissini etkileyebilir ve kadının ilişkide ağrısı ya da rahatsızlık hissi olacağı korkusunu beraberinde getirebilir.

 

Bununla beraber, pelvik organ sarkması olan kadınların büyük çoğunluğunun asemptomatik olduğu unutulmamalıdır.

Pelvik organ sarkmasının (Rahim sarkması) tanısı nasıl konur?

Sarkma tanısı muayene ile kadın doğum hekimi tarafından konur. Tıbbi hikaye de şikayetlerin öğrenilmesi açısından önemlidir, çünkü tedavi genelde sadece şikayeti olan hastalarda gereklidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Çözümü giriniz *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.