Multipl skleroz (MS) ve gebelik

MS ve gebelik 2 Multipl skleroz (MS) hastalığı sıklıkla doğurganlık çağındaki genç kadınlarda görülmektedir. Bu nedenle, MS hastalarında gebelik, kullanılan ilaçlar ve infertilite gibi konular sıklıkla araştırılmıştır.

Yapılan çalışmaların sonuçlarında, gebeliğin 3. trimesterinde yani son üç ayında, MS ataklarında yaklaşık %70 oranıda azalma olur. Doğum sonrasında ise yaklaşık %70 oranında artış olmaktadır.  Bu sonuç, üçüncü trimester’de immün supresyona, doğum sonrası dönemde ise immün aktivasyona bağlanmaktadır. Yine gebelik öncesi bir yıl, gebelik ve gebelik sonrasındaki bir yıl değerlendirildiğinde, gebeliğin hastalık seyrini etkilemediği bulunmuştur.

MS tedavilerinin gebelikle ilişkisi de araştırılmıştır. Hastalık düzenleyici tedavilerle ilgili günümüz de önerilen, ilaçların gebelik planlama süreci öncesinde (en az bir ay önceden) kesilmesi yönündedir. Natalizumab adlı ilacın gebelikte kullanımının güvenliliği ile ilgili yeterli bilgi olmadığından, bu tedaviyi alan hastaların korunma yöntemleri kullanmaları ve gebelik planlandığı dönemde üç ay önceden ilacı kesmeleri önerilir.

Multipl skleroz tedavisinde ağızdan kullanılan ilk ilaç olan Fingolimod’un, gebe kalmadan en az iki ay önce kesilmesi önerilir. Azatiopirin, gebelik süresince nispeten güvenli olan ilaçlardandır. Metotreksat ise, düşük ve bebekte sakatlık riski ile ilişkilidir ve gebelikte kullanılmması gerekir.

Ms ve gebelikGebelikte atak geçirilmesi durumunda, MS’te atak tedavisinde ilk tercih olan yüksek doz kortikosteroidler kullanılır. Her ne kadar kortikosteroidlerin plasentayı geçtiği bilinse de, büyük bölümü plasenta tarafından sindirilir ve annedeki dozun sadece %10’u bebeğe ulaşır. Steroid kullanımına bağlı bazı malformasyonlar olabileceği yine de hatırda tutulmalıdır.

MS hastalarının yaklaşık üçte birinde doğum sonrası dönemde atak gelişir, ancak bu grup hastalarda tedavi protokolü net değildir. Günlük uygulamada izlenen yol, hastaların atak gelişebileceği konusunda önceden bilgilendirilmesi ve yakın takibi şeklindedir. Bazen atak gelişmesi için yüksek risk altındaki hastalara öncden 3-4 gün yüksek doz steroid verilebilmektedir.

Emzirmenin doğum sonrası ataklar üzerindeki etkisi tartışmalıdır ve net değildir. Hastalara genellikle emzirmeleri önerilir. Ancak gebelik öncesi yüksek hastalık aktivitesi olan hastalara doğum sonrası hemen DMT (hastalık modifiye edici tedaviler) tedavisi başlandığından, emzirmeleri genelde mümkün olmamaktadır.

Multipl skleroz hastalarında infertilite, normal popülasyonla aynı oranda görülmektedir. Fertilitenin azaldığı ve yardımcı üreme tekniklerine yönlendirilmesi planlanan MS hastaları, yardımcı üreme tekniklerinin (aşılama ve tüp bebek) atak sıklığında olası bir artışa neden olabileceği konusunda bilgilendirilmelidir. Özellikle, işlem gebelikle sonuçlanmadığında atak sıklığı artmaktadır.

MS hastalarında, spinal anestezi ile yapılan işlemlerde atak sıklığının arttığı gözlenmiştir. Bu nedenle MS’li gebelerin doğumunda spinal anestezi tercih edilmez. Peri operatif stres ve anestezi de genelde atak sıklığını artırır. Bunun anestezinin kendisinden ziyade, gelişen enfeksiyonlar, duygusal dengesizlik ve ateş durumlarına bağlı olduğu düşünülmektedir.

Not: Bu yazının hazırlanmasında, Altıntaş ve ark. tarafından TJN dergisinde yayınlanan 2013 tarihli  “Özel Durumlarda Multipl Skleroz’lu Hastaya Yaklaşım” başlıklı makaleden yararlanılmıştır.

5,901 total views, 1 views today

Yorum gönder

Eposta adresiniz yayınlanmayacak.

Çözümü giriniz *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.