Her doğumun bir hikayesi vardır. İster normal ister sezaryen.

06 Şubat 2020
06 Şubat 2020 Aybala

Deniz Doğu | Bodrum

Her hayatın bir başlangıcı olduğu gibi, her bebeğin dünyaya geliş hikayesi ayrı bir heyecan, ayrı bir aşktır. Annemiz Deniz’in yazdıklarını okuyunca bana hak vereceksiniz…. Buyrun, afiyetle okuyun:
Son adet tarihimden tam 1ay sonra yaptırdığım bir kan tahlili sonucunda hoop bir baktık ki hamileyim🤗Minik kızım bize çok da danışmadan gelmeye karar vermiş😇 Haberin şoku geçtikten sonra geldim en önemli ve endişeli konuya, HANGİ DOKTORA GİDECEKTİM 🤦🏻‍♀ 30 yıllık bir Bodrum’lu olarak başladım arkadaşlarımı aramaya ve özellikle aralarından en pimpirikli olanı seçtim ki karar vereceğim doktor en içime sinen olsun ve bütün işaretler Aybala’mı gösteriyordu. Hatta arada şöyle bir şey de yaptım; bir doktor ağabeyimi (başka branştan) aradım ve ondan öneri almak istedim, o da sağolsun çok işime yarayacak ve karar vermemde son noktayı koyacak cümleyi söyledi.
Dedi ki; “Deniz biz doktorlar hepimiz aynı şeyleri biliyor ve uyguluyoruz, arada çok çok az farklar oluyor tabi ama önemli olan senin enerjinin tutacağı biri olması.” İşte aradığım şey, enerjimin tutması💃🏻💙
Ve tuttum Aybala’mın yolunuuuu.
Kapıdan içeri girer girmez bu çılgın ve enerjik kadının bizim hikayemizdeki baş rolü alacağını anlamıştım artık ve dedim ki : ohhhhh😂
Sonrası testler, testler, ultrasonlar NST’er derken 38+2’de çanlar benim ve Aybalam için çalmaya başladı o gece. Zaten o da söylemişti 2 gün önceki kontrolümde, “Deniz yarın ya da öbür gün geliyor” diye. O gece saat 2 gibi uyku tutmadı ve uyandım, bir değişiklik vardı hissediyordum, sonra doğru bir his olduğunu suyum gelince anladım, Mavi gelmeye karar vermişti 🙏🏼 Telaş ve mutluluk aynı anda hepimizi sarmıştı, en çok da beni, başta Aybalam olmak üzere herkes etrafımda dönüp dururken benim aklım fikrim bebeğimle karşılaşacağım ilk andaydı.. Ve gece saat 2:30’da aradık sevgili doktorumuzu, hemen çabucak organize etti bizi, tüm ailemle birlikte azcık duygusal anlar da yaşayarak indik ameliyathaneye.

O anda tek göz göze gelmek ve konuşmak istediğim kişi Aybala’ydı çünkü insan o anlarda en güvendiği kişi ile olmak istiyor, o kadar rahattı ki doktorum, onu öyle görünce ben de çok rahatlıyordum, en nihayetinde az buçuk endişe verici bir iş bu doğum işleri😎İster normal olsun ister sezaryen eğer doktorunuz rahatsa siz de rahatsınız, çok net 🤗 Güven duygusu çok önemli o anlarda çünkü hem kendi canınız hem de en kıymetlinizin canı ona emanet.. Biz çok emin ellerdeydik şükürler olsun ki başından sonuna kadar. Ameliyathanede bana 1 saniyeymiş gibi geçen ama aslında yarım saat 45 dakika süren başarılı bir operasyonlaaaa tataaaaaam, pazar sabaha karşı geldi minnoş kızımız🙏🏼Aybala’mız bikinisi içinde yazın ortasında bir pazar günü bizimle uğraştı seve seve💙 Anlatılanların aksine o operasyondan sonra hiç bir sıkıntı, hiç bir ağrı hissetmedim, tam da düşündüğüm gibi 2. gün her ihtiyacımı kendim karşılamaya başlamıştım bile😍Sevgili ve çok kıymetli anneler lütfen etrafta söylenen hiç bir olumsuz yoruma kulak asmayın, ister normal doğum ister sezaryen, ikisinin sonucunda da dünyanın en kıymetli vasfı yükleniyor bizlere, annelik 🙋🏻‍♀🙏🏼
İyi ki seni seçmişim canım doktorum,iyi ki varsın iyi ki Bodrum’dasın 😘🙏🏼 Deniz Doğu

Aybala

1976 yılında Üsküdar’da Zeynep Kamil Hastanesi’nde normal yolla doğmuş ve güzel adım Zeynep’i oradan alarak hayata başlamışım.. Orman mühendisi olan babamın mesleği nedeniyle çekirdek ailem- annem, babam, iki kız kardeşim ve köpeğimle beraber çeşitli şehirlerde büyüdük.. Bunlardan Adana’da uzunca bir süre takılıp liseyi (Adana Anadolu Lisesi – 1993) ve üniversiteyi (Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi – 1999) burada bitirdim. Tek başıma gittiğim bir İç Anadolu kasabasında (Aksaray İli Gülağaç İlçesi – 1999) ve sonra il merkezinde (Aksaray İli Merkez 2 No.’lu Nöbetçi Sağlık Ocağı – 2000) bir süre pratisyen hekimlik yaptım. Tebabet sanatına dair birçok şeyi burada pratisyenlik yaparken öğrendim diyebilirim. Ardından, eşimle beraber hayatımızı kurmak üzere İstanbul’a taşınıp (2001) herşeye sıfırdan başladık.. O bir bankaya, ben Tıbbi Danışman olarak bir medikal ajansa (2001 – 2004)… Günlerden bir gün, yıllardır beklediğim, hayalini kurduğum ihtisas yapma fikrinin ve kadın doğum uzmanı olarak yeni canların hayata gelmesine aracı olmamın artık vaktinin geldiğini farkedip, istifa ettim ve TUS’a (Tıpta Uzmanlık Sınavı) girerek Kadın Doğum İhtisası’na başladım (Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi, 2004). Asistanlık sürecime neler sığdırmadım ki; kimi üzüntüler, kimi sevinçler, iki de mucize (Damla – 2007, Tuna – 2009)… Derken, ihtisas bitti ve güzel Gaziantep günleri başladı. Benim uzak, yalnız, güzel memleketim.. Her gününü gülümseyerek, seve seve, keyifle hatırladığım mecburi hizmet günlerim, Gaziantep Şehitkamil Devlet Hastanesi (2010 – 2012).. Uzmanlık hayatımın başlangıcı, sıfırdan bir kliniğin kuruluşunun her aşamasında görev alışım, laparoskopi ateşinin içime düşüşü hep Antep’te.. Laparoskopi eğitimi almaya karar verince, Çukurova Üniversitesi’nden sayın hocam Prof Dr Mehmet Ali Vardar bana kapılarını açtı, bir aylığına tekrar okuluma döndüm, laparaskopinin ABC’sini öğrendim (2011). Ardından Fransa, Strasbourg, IRCAD / EITS.. Avrupa’da jinekolojik laparaskopi eğitiminin piri, Prof Dr Arnaud Wattiez’in kliniği (2012).. Ayrıca, Belçika’nın Leuven şehrindeki, IRCAD’a bağlı olarak eğitsel faaliyetlerini sürdüren the European Academy of Gynecological Surgery’de yine Prof Wattiez’in yönetimindeki “A-to-Z Laparoscopic Suturing Course’u da tamamladım (4-6 Kasım 2013). Laparaskopik vakaları yapıp hastaların yaşam kalitesini nasıl artırdığını, nasıl daha fazla yararlı olduğumu gördükçe, mutluluğum kat be kat artıyor.. Yeditepe Üniversitesi Perinatoloji Bölüm Başkanı olup, aynı zamanda Türk Perinatoloji Derneği’nin yönetim kurulunda yer alan ve ülkemizde perinatoloji camiasının önde gelen isimlerinden biri olan Sn. Doç Dr Oluş Api’nin nezaretinde aldığım perinatoloji (riskli gebelik) eğitimimin de altını çizmeliyim (2012).. Aynı zamanda tez danışmanım olan Sayın Oluş Api’yi her zaman minnetle anıyorum. Zaman geçip Antep dar gelmeye başlayınca, yıllardır kafamızı kurcalayan Bodrum’a taşınma defterlerini yeniden açtık. “Bodrum’da Acıbadem var da ben mi gitmiyorum” dediğimi unutmayan bir arkadaşım sayesinde yeni açılan Acıbadem Hastanesi’yle yollarımız kesişti… Sonra aldık valizlerimizi, bebeklerimizi, çiçeklerimizi, kitaplarımızı, eşyalarımızı, Antep’te bırakıp kalbimizin bir kısmını, düştük Bodrum yollarına (2012).. İşte şimdi, buradayız, Bodrum’da.. Sizi de bekleriz, ama Yokuşbaşı’nda köşeyi dönünce şaşırmayın: Yokuş başına geldiğinde Bodrum’u göreceksin. Sanma ki sen, geldiğin gibi gideceksin. Senden öncekiler de böyleydiler Akıllarını hep Bodrum’da bırakıp gittiler. Halikarnas Balıkçısı, Cevat Şakir Kabaağaçlı