Gülfidan Bekçur – Doğum Hikayesi

22 Haziran 2018
22 Haziran 2018 Aybala

Evliliğimizin birinci yılını doldururken eşim ve ben artık bebeğimizin olmasını istiyorduk. Doğum kontrol hapını bırakalı kısa bir süre olmuştu. Son adet tarihinden sonra hasta olmayınca şüphelendim. Hemen test aldırdım eşime. Heyecandan ters tutup yanlış yapmışım. Yarına bırakmadan hemen nöbetçi eczaneden bir tane daha aldık. Bu sefer daha dikkatli yaptım ve sonuç pozitif.. Eşim ve ben heyecandan herkesi aradık mutluluğumuzu paylaşmak için.Ben eşime “Eğer bir gün hamile olursam doktor Aybala hanıma gitmek isterim” derdim. Tanımıyordum ama çevremde doğum yapanlardan hep adını duyuyordum. Ben de kendimi Aybala hanımın ellerine teslim etmek istedim.

İlk kontrole gittiğimizde bebeğimizin kalp atışını duyunca o an dünya benim için başka dönüyordu. İçimde benimle nefes alan bir mucize vardı. Ona çok iyi bakmam gerektiğini, eğer ben sağlıklı beslenirsem bebeğimizi de sağlıklı bir şekilde doğuracağımın farkındaydım.

Aybala hanımın içten ve sıcak gülüşüyle bizi karşılaması bana doğru yerde olduğumu gösterdi. Böylece 9 aylık mucizeye beraber devam ettik. Beni neyin beklediğini bilmiyordum ama normal doğum istiyordum. Aybala hanım da bana çok destek oldu. Bol bol yürüyüşler yaptım son ana kadar.

Doktorum 25 Mayıs’a gün verdi. Hareketli bir hamilelik yaşıyordum. Yatmadım öyle sürekli. Hatta karnımda kızımla en yakın arkadaşımın bekarlığa vedasına ve düğününe gittim, oynadım. Hareket berekettir. 🙂 Beni gören doğuracaksın artık diyordu:) Kızımızın da hiç acelesi yoktu, son ana kadar bekledi. 23 Mayıs çarşamba günü bende sancılar başladı. Eşimi aradım, işten geldi beni götürmek için. İkimiz gittik başka kimseyi götürmedik yanımızda. Normalde hayalimde bakım yaparak doğuma gitmek vardı. Ama sancıdan hazırlanamadım. Muayene sonucu 4 cm açılmam vardı. Yatışıma karar verildi. Akşam 18:00’de yatışım yapıldı. Aybala hanım geldi, biraz konuştuk, rahatlattı beni. Bekleyecektik, doğal bir süreçle ilerlemeliydi. Birkaç defa ılık duşa girdim çıktım. Eşim bir an olsun başımdan ayrılmadı. Ebeyle beraber egzersizlerle sancımı en aza indirmeye yardımcı oldu.

Saat sabaha karşı 4’te Aybala hanım geldi. 9cm olmuştu açılmam. Doğuma hazır olduğumu söyledi ve doğumhaneye gittik. Gece boyu çektiğim sancılardan yorgun düşmüştüm.

Sonradan gülerek hatırladığım, sancının da etkisiyle birkaç garip hareketlerim olmuştu. “Ben doğurmuycam, götürün beni” dediğim gibi:)” Aybala hanımın talimatlarıyla bütün gücümle ıkındım. Saat sabah 06:00. Kızımız,miniğimiz kucağımdaydı.

İnanılmaz bir mutluluktu.. Doğar doğmaz kucağıma aldığım, kokusunu içime çekebildiğim ve her anına tanık olduğum için şükrettim normal doğum yaptığıma. Sonrasında kendimi çok güçlü hissettim normal doğum yapmamım gururuyla. Hemen emzirebildim. 1-2 saat dinlendikten sonra dolaşmaya bile başladım. Ziyaretçilerimi karşılamaya hazırdım.
Normal doğumdan korkanlara bir nebze de olsa umut olsun. Şartlar elverdiği sürece normal doğum gibisi yok. Yeter ki vücudunuzu tanıyın ve kendinizi buna hazırlayın. Çünkü biz zaten ona göre yaratılmışız.

Bu arada doğum süresince elimi hiç bırakmayan ve benimle doğuma giren en büyük desteğim eşime minnettarım.. Veee beni başından beri normal doğuma hazırlayan canım doktorum Aybala hanım ve ekibine sonsuz kere teşekkürlerimi sunarım. Sevgiler..

Gülfidan Bekçur
7 Haziran 2018, Bodrum

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Aybala

1976 yılında Üsküdar’da Zeynep Kamil Hastanesi’nde normal yolla doğmuş ve güzel adım Zeynep’i oradan alarak hayata başlamışım.. Orman mühendisi olan babamın mesleği nedeniyle çekirdek ailem- annem, babam, iki kız kardeşim ve köpeğimle beraber çeşitli şehirlerde büyüdük.. Bunlardan Adana’da uzunca bir süre takılıp liseyi (Adana Anadolu Lisesi – 1993) ve üniversiteyi (Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi – 1999) burada bitirdim. Tek başıma gittiğim bir İç Anadolu kasabasında (Aksaray İli Gülağaç İlçesi – 1999) ve sonra il merkezinde (Aksaray İli Merkez 2 No.’lu Nöbetçi Sağlık Ocağı – 2000) bir süre pratisyen hekimlik yaptım. Tebabet sanatına dair birçok şeyi burada pratisyenlik yaparken öğrendim diyebilirim. Ardından, eşimle beraber hayatımızı kurmak üzere İstanbul’a taşınıp (2001) herşeye sıfırdan başladık.. O bir bankaya, ben Tıbbi Danışman olarak bir medikal ajansa (2001 – 2004)… Günlerden bir gün, yıllardır beklediğim, hayalini kurduğum ihtisas yapma fikrinin ve kadın doğum uzmanı olarak yeni canların hayata gelmesine aracı olmamın artık vaktinin geldiğini farkedip, istifa ettim ve TUS’a (Tıpta Uzmanlık Sınavı) girerek Kadın Doğum İhtisası’na başladım (Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi, 2004). Asistanlık sürecime neler sığdırmadım ki; kimi üzüntüler, kimi sevinçler, iki de mucize (Damla – 2007, Tuna – 2009)… Derken, ihtisas bitti ve güzel Gaziantep günleri başladı. Benim uzak, yalnız, güzel memleketim.. Her gününü gülümseyerek, seve seve, keyifle hatırladığım mecburi hizmet günlerim, Gaziantep Şehitkamil Devlet Hastanesi (2010 – 2012).. Uzmanlık hayatımın başlangıcı, sıfırdan bir kliniğin kuruluşunun her aşamasında görev alışım, laparoskopi ateşinin içime düşüşü hep Antep’te.. Laparoskopi eğitimi almaya karar verince, Çukurova Üniversitesi’nden sayın hocam Prof Dr Mehmet Ali Vardar bana kapılarını açtı, bir aylığına tekrar okuluma döndüm, laparaskopinin ABC’sini öğrendim (2011). Ardından Fransa, Strasbourg, IRCAD / EITS.. Avrupa’da jinekolojik laparaskopi eğitiminin piri, Prof Dr Arnaud Wattiez’in kliniği (2012).. Ayrıca, Belçika’nın Leuven şehrindeki, IRCAD’a bağlı olarak eğitsel faaliyetlerini sürdüren the European Academy of Gynecological Surgery’de yine Prof Wattiez’in yönetimindeki “A-to-Z Laparoscopic Suturing Course’u da tamamladım (4-6 Kasım 2013). Laparaskopik vakaları yapıp hastaların yaşam kalitesini nasıl artırdığını, nasıl daha fazla yararlı olduğumu gördükçe, mutluluğum kat be kat artıyor.. Yeditepe Üniversitesi Perinatoloji Bölüm Başkanı olup, aynı zamanda Türk Perinatoloji Derneği’nin yönetim kurulunda yer alan ve ülkemizde perinatoloji camiasının önde gelen isimlerinden biri olan Sn. Doç Dr Oluş Api’nin nezaretinde aldığım perinatoloji (riskli gebelik) eğitimimin de altını çizmeliyim (2012).. Aynı zamanda tez danışmanım olan Sayın Oluş Api’yi her zaman minnetle anıyorum. Zaman geçip Antep dar gelmeye başlayınca, yıllardır kafamızı kurcalayan Bodrum’a taşınma defterlerini yeniden açtık. “Bodrum’da Acıbadem var da ben mi gitmiyorum” dediğimi unutmayan bir arkadaşım sayesinde yeni açılan Acıbadem Hastanesi’yle yollarımız kesişti… Sonra aldık valizlerimizi, bebeklerimizi, çiçeklerimizi, kitaplarımızı, eşyalarımızı, Antep’te bırakıp kalbimizin bir kısmını, düştük Bodrum yollarına (2012).. İşte şimdi, buradayız, Bodrum’da.. Sizi de bekleriz, ama Yokuşbaşı’nda köşeyi dönünce şaşırmayın: Yokuş başına geldiğinde Bodrum’u göreceksin. Sanma ki sen, geldiğin gibi gideceksin. Senden öncekiler de böyleydiler Akıllarını hep Bodrum’da bırakıp gittiler. Halikarnas Balıkçısı, Cevat Şakir Kabaağaçlı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Çözümü giriniz *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.