Gebelikte Egzersiz HAZIRLAYAN: Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr.Şirin Atlığ

24 Ocak 2020
24 Ocak 2020 Aybala

HAZIRLAYAN:

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı

Dr.Şirin Atlığ

Hayatın tüm dönemlerinde olduğu gibi gebelik döneminde de hareketli olmak ve egzersiz yapmak hem gebenin sağlığı hem de bebeğin sağlığı için çok önemlidir. Egersiz yapmak gebe olmayan kişilerde olduğu gibi kan dolaşımını artırır, hormon seviyelerini düzenler, kan basıncını ve kalp ritmini düzenler, daha rahat nefes alıp verebilmemizi sağlar.  Ayrıca gebelikte egzersiz yapmak aşırı kilo alımını önler ve normal doğumu kolaylaştırır. Tabiki gebelik hayatımızın en özel dönemlerinden biridir ve egzersiz yaparken bazı kurallara uymamız gerekir. Gebelikte önerilen egzersizler:

– Yürüyüş

– Yüzme

– Yoga

– Gebeliğin son dönemlerinde doğumu kolaylaştıracak bazı pelvik egzersizler

Gebelikte önerilmeyen egzersizler:

– Özellkle 2. trimester dan sonra yüzüstü yapılan hareketler

– Basketbol, voleybol, futbol, hentbol, dövüş sporları gibi travmaya açık ve zıplama gerektiren egzersizler (gebelikte en az bir ayağımız sürekli yere basmalı:)

Yürüyüş:

Gebeliğin her döneminde bazı kurallara uyarak gönül rahatlığıyla yapabileceğimz en kolay egzersiz yürüyüştür. Dikkat edilmesi gerken hususlar :

– Aktif kanama durumunda önerilmez

– Hafif tempoda yürümek gerekir.

– Gebelik öncesine göre adım sayınızı çok artırmamak gerekir.

– Yumuşak tabanlı bir spor ayakkabı ile ve düzgün bir zeminde yürümek gerekir.

Yüzme:

Yürüyüş gibi yüzme de gebeliğin her döneminde gönül rahatlığıyla yapılabilir. Dikkat edilmesi gerekenler:

– Aktif kanama durumunda önerilmez.

– Yüzdüğünüz suyun ve ortamın sıcaklığı önemlidir. Ne çok soğuk ne de çok sıcak olmamalıdır.

– İleri gebelik aylarında sırtüstü yüzmek daha rahat yapılabilir.

– Boyun ve sırt kaslarını rahatlatmak amacıyla yardımcı gereçler kullanılabilir (suyun üstünde durmanızı kolaylaştıracak malzemeler)

Yoga:

Yoga özellikle meditasyonla birlikte yapıldığında gebeyi hem fiziksel hem de ruhsal olarak doğuma hazırlayan bir egzersiz türüdür. Bu konuda eğitim almış bir yoga öğretmeni ile birlikte yapmanız önerilir. Dikkat edilmesi gereken hususlar:

– Aktif kanama durumunda önerilmez

– Özellikle 2. trimesterdan sonra yüzüstü tam yere yatarak yapılan pozlar önerilmez.

– Mutlaka eğitim almış bir yoga hocası ile çalışmanız önerilir.

Pelvik egzersizler:

Özellikle gebeliğin son döneminde doğumu kolaylaştırmak için egzersiz programına eklenebilecek egzersizlerdir. Bunlarda da gebeyi çok zorlamamak esastır. Pelvk tilt (pelvik yuvarlama) ve hafif squat (çömelme) egzersizleri bu dönemde önerilen egzersizlerdir.

Aybala

1976 yılında Üsküdar’da Zeynep Kamil Hastanesi’nde normal yolla doğmuş ve güzel adım Zeynep’i oradan alarak hayata başlamışım.. Orman mühendisi olan babamın mesleği nedeniyle çekirdek ailem- annem, babam, iki kız kardeşim ve köpeğimle beraber çeşitli şehirlerde büyüdük.. Bunlardan Adana’da uzunca bir süre takılıp liseyi (Adana Anadolu Lisesi – 1993) ve üniversiteyi (Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi – 1999) burada bitirdim. Tek başıma gittiğim bir İç Anadolu kasabasında (Aksaray İli Gülağaç İlçesi – 1999) ve sonra il merkezinde (Aksaray İli Merkez 2 No.’lu Nöbetçi Sağlık Ocağı – 2000) bir süre pratisyen hekimlik yaptım. Tebabet sanatına dair birçok şeyi burada pratisyenlik yaparken öğrendim diyebilirim. Ardından, eşimle beraber hayatımızı kurmak üzere İstanbul’a taşınıp (2001) herşeye sıfırdan başladık.. O bir bankaya, ben Tıbbi Danışman olarak bir medikal ajansa (2001 – 2004)… Günlerden bir gün, yıllardır beklediğim, hayalini kurduğum ihtisas yapma fikrinin ve kadın doğum uzmanı olarak yeni canların hayata gelmesine aracı olmamın artık vaktinin geldiğini farkedip, istifa ettim ve TUS’a (Tıpta Uzmanlık Sınavı) girerek Kadın Doğum İhtisası’na başladım (Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi, 2004). Asistanlık sürecime neler sığdırmadım ki; kimi üzüntüler, kimi sevinçler, iki de mucize (Damla – 2007, Tuna – 2009)… Derken, ihtisas bitti ve güzel Gaziantep günleri başladı. Benim uzak, yalnız, güzel memleketim.. Her gününü gülümseyerek, seve seve, keyifle hatırladığım mecburi hizmet günlerim, Gaziantep Şehitkamil Devlet Hastanesi (2010 – 2012).. Uzmanlık hayatımın başlangıcı, sıfırdan bir kliniğin kuruluşunun her aşamasında görev alışım, laparoskopi ateşinin içime düşüşü hep Antep’te.. Laparoskopi eğitimi almaya karar verince, Çukurova Üniversitesi’nden sayın hocam Prof Dr Mehmet Ali Vardar bana kapılarını açtı, bir aylığına tekrar okuluma döndüm, laparaskopinin ABC’sini öğrendim (2011). Ardından Fransa, Strasbourg, IRCAD / EITS.. Avrupa’da jinekolojik laparaskopi eğitiminin piri, Prof Dr Arnaud Wattiez’in kliniği (2012).. Ayrıca, Belçika’nın Leuven şehrindeki, IRCAD’a bağlı olarak eğitsel faaliyetlerini sürdüren the European Academy of Gynecological Surgery’de yine Prof Wattiez’in yönetimindeki “A-to-Z Laparoscopic Suturing Course’u da tamamladım (4-6 Kasım 2013). Laparaskopik vakaları yapıp hastaların yaşam kalitesini nasıl artırdığını, nasıl daha fazla yararlı olduğumu gördükçe, mutluluğum kat be kat artıyor.. Yeditepe Üniversitesi Perinatoloji Bölüm Başkanı olup, aynı zamanda Türk Perinatoloji Derneği’nin yönetim kurulunda yer alan ve ülkemizde perinatoloji camiasının önde gelen isimlerinden biri olan Sn. Doç Dr Oluş Api’nin nezaretinde aldığım perinatoloji (riskli gebelik) eğitimimin de altını çizmeliyim (2012).. Aynı zamanda tez danışmanım olan Sayın Oluş Api’yi her zaman minnetle anıyorum. Zaman geçip Antep dar gelmeye başlayınca, yıllardır kafamızı kurcalayan Bodrum’a taşınma defterlerini yeniden açtık. “Bodrum’da Acıbadem var da ben mi gitmiyorum” dediğimi unutmayan bir arkadaşım sayesinde yeni açılan Acıbadem Hastanesi’yle yollarımız kesişti… Sonra aldık valizlerimizi, bebeklerimizi, çiçeklerimizi, kitaplarımızı, eşyalarımızı, Antep’te bırakıp kalbimizin bir kısmını, düştük Bodrum yollarına (2012).. İşte şimdi, buradayız, Bodrum’da.. Sizi de bekleriz, ama Yokuşbaşı’nda köşeyi dönünce şaşırmayın: Yokuş başına geldiğinde Bodrum’u göreceksin. Sanma ki sen, geldiğin gibi gideceksin. Senden öncekiler de böyleydiler Akıllarını hep Bodrum’da bırakıp gittiler. Halikarnas Balıkçısı, Cevat Şakir Kabaağaçlı