Feride Kocakaya Guider – Doğum Hikayesi

28 Ocak 2019
28 Ocak 2019 Aybala

Amerika’da başlayıp Bodrum’a uzanan bir doğum hikayesi…

Feride Kocakaya Guider – Doğum Hikayesi

Doğum hikayem daha hiçbir test yaptırmamış olmama rağmen hamile olduğumu hissetmemle başladı (çok sevdiğim sushi’yi bile geri çevirdim ve eşimin yüzündeki “sen ciddi misin?” bakışını hiç unutmuyorum), ama test yaptırmak için sabretmem gerekiyordu, daha çok erkendi. Testi yaptıktan sonra gerçekten şaşırmadığım bir sonuçla karşılaştım, hamileydim ve bu testle sadece duygularımın doğruluğu kanıtlanmıştı. Eşimle inanılmaz bir mutluluğu paylaşıyorduk, tabii artık hayatımızda birçok değişikliğin olacağı da sohbetlerimizin büyük bir parçası olmaya başlamıştı.

Kafamızda birçok düşünce vardı, bu düşüncelerden biri de çocuğumuzu hangi ülkede doguracağım sorusuydu (gerçi bu düşünce konuşmadığımız halde ikimizin de kafasından geçen bir soruydu), biraz daha açmam gerekirse eşimle Amerika’da yaşıyoruz ve kurulu düzenimiz Amerika’da ama benim bütün ailem Türkiye’ de yaşıyor, en önemlisi yanımda olmasını en fazla istediğim kişi annem. Hamile olmaktan çok mutlu olmama rağmen itiraf etmeliyim ki hamileliğimin başlangıcında mide bulantısı ve yorgunluktan dolayı kendimi hiç iyi hissetmiyordum. Kendime iyi bakmam gerektiginin farkındaydım ama yemek görmek, ne yiyeceğimi ya da pişireceğimi düşünmek bile beni hasta ediyordu. Aklımda hep keşke annem yanımda olsaydı ya da ben annemin yanında olsam vardı. Birgün bu düşüncemi sesli olarak eşimle paylaştım ve o da bana aynı fikirde olduğunu ve istersem doğumu Türkiye’de yapabileceğimi söyledi. Çok sevinmiştim eşimin bana destek olmasından dolayı ama bir an içimi bir korku sardı çünkü ikimiz de işlerimizden ayrılarak rutin hayatımıza 7 aylık bir ara verecektik. Herşeyi göze alarak eşimle hamileliğimin 19. haftasında Türkiye’ye gelme kararı aldık. Şimdi tek yapmamız gereken doğru doktoru bulmaktı ama açıkça söylemem gerekirse bu hiç zor olmadı.

Dr. Aybala’yı internette yaptığımız araştırmalar sonucu bulduk. Çevremde tanıdığım kişilerin önerilerini sorduğumda da duyduğum tek isim Dr. Aybala’ydı, yani Dr. Aybala’ya olan aşkımız daha o bizi tanımadan önce başlamıştı. Kimsenin tercihine ya da zorunluluklarına saygısızlık etmeden şunu söylemeliyim ki benim için doğal doğum yapmak cok önemliydi ve Dr. Aybala’nın da her hastasını doğal doğuma teşvik etmesi onu doktorum olarak seçme kararımı inanılmaz kolaylaştırdı. Dr. Aybala ile olan her muayenemden eşim de ben de hep güler yüzle ayrılıyorduk. Paylaştığımız her endişe ve kaygımızı Dr. Aybala çok açıklayıcı bir şekilde adreslendirerek, bize bu inişli çıkışlı dönemde inanılmaz destek oluyordu.

Ayrıca Dr. Aybala’nın düzenlediği doğum atölyesi anne ve baba adaylarının sağlıklı bir şekilde hamilelik ve doğum süreci hakkında bilgilendirilmesi için inanılmaz bir fırsat; bu interaktif ders sayesinde Dr. Aybala’yı da daha iyi anlama ve tanıma fırsatı bulduk, çok güzel bir deneyimdi, aklımda olan birçok soru cevabını bulmuştu (bu arada doğum atölyesinde inanılmaz rahatlatıcı olan meditasyon sırasında eşimin horlama sesini duyan annelerden özür dilerim ama bizim için kızımız Melissa’ya anlatacağımız çok komik bir anı oldu). Doktorumu bulmuştum, sevdiğim insanların yanındaydım, test sonuçlarım sorunsuzdu, sağlıklı besleniyordum, hamileliğimle gurur duyarak her gün bikinimi giyip yüzüyordum ve egzersizlerimi aksatmıyordum, her şey yolundaydı. Tabii ki iş gebelik ve doğum olunca her şeyin pürüzsüz olması imkansız.

Feride Kocakaya Guider – Doğum Hikayesi

Hamileliğimin başından beri ultrasound verilerine göre bebeğimin ölçümleri bir hafta önden ilerliyordu. Yani 19 haftalık gebeyken bebeğimin ölçümleri 20 haftalık bebeğin ölçümleriyle eş değerdeydi. Doğumu doğal istediğimden dolayı bu durumun çok bir önemi yoktu. Bu durum 38. haftaya gelip bebeğimin ölçümleri 3800 gr ağırlığı gösterince, önümüzdeki iki hafta içinde doğum olmaması durumunda bebeğimin daha da büyük olması ve doğal doğum isteğimin riske girmesi nedeniyle büyük bir önem kazandı. Hatta suni yolla doğumu başlatma ihtimalini bile konuşmaya başladık. Bunun yanı sıra doğumumun olması olası günlerde Dr. Aybala’nın şehir dışında kongrede olacağı gerçeği de vardı. Stres olmak istemiyordum ama kafamda birçok soru işareti ve kaygı oluşmaya başlamıştı. Önümde bu gelişmeleri değerlendireceğim bir haftasonu vardı, sonra Dr. Aybala’ya şehirden ayrılmadan önce tekrardan muayeneye gidecektim. Muayene çok pozitif duygularla gittim, kendime, Dr. Aybala’ya ve ekibine çok güveniyordum, ne olursa olsun her şeyin iyi gideceğini biliyordum.

Muayenem çok iyi geçti, bebeğimin gelişimi normaldi ve normal doğumu etkileyecek bir sorun yoktu. Hatta Dr. Aybala bizim için kongreden bir gün önce gelecekti ve Pazar günü çalışmadığı halde öğle saatlerinde beni tekrardan görecekti. O gün kafamdaki bütün korkuları silmişti. Açıkçası geriye sadece bir pürüz kalmıştı, o da doğumun Dr. Aybala şehir dışındayken başlamasıydı. Doğum hikayemin bir komedi/aksiyon/drama filmine dönmesi Cumartesi sabaha karşı kasılmalarımın her 3-5 dakikada bir gelmesiyle başladı.

Cuma günü akşam saat 8 civarında nişanım geldi. Hiçbir ağrı ya da kasılmam yoktu ve çok rahattım. Açıkçası nedense Pazar günü doğum yaparım diye düşünüyordum. Cumartesi sabaha karşı 1’de kasılmalarım başladı. Çok rahatsızlık verici bir kasılma değildi ve kasılmalar düzenli değildi. Duşumu aldım, hastane çantama gereken son ihtiyaçlarımı da koydum ve artık her şeyim hazırdı. Bu arada kasılmalarım artık kendini iyice hissettirmeye başlamıştı. Hemen bir uygulama indirip kasılmalarımı takip etmeye başladım. Önce her 10-15 dakikada kasılmalarım oluyordu ama sonrasında artık yatağa yattığımda uykuya dalmama bile izin vermeyen kasılmalar başlamıştı. Dr. Aybala’nın normal karşılayacağını bilsem de onu çok erken bir saatte aramaya çekindim ve sabah güneşi görene kadar elimden geldiğince sabırlı olmaya çalıştım. Evin içinde hızlı hızlı bir uçtan diğerine yürümeye başladım. Kasılmalar her 3-5 dakika da bir olunca hastaneye gitmeye karar verdim ve hastaneye varınca Dr. Aybala’ya haber verdim. Yatışımı başlatmadan önce NST yapıldı ve Nuriye Ebe muayenemi yaptı.

Feride Kocakaya Guider - Doğum Hikayesi

Feride Kocakaya Guider – Doğum Hikayesi

İlk yapılan NST sonuçları kasılmalarımı doğru kaydetmemişti hatta kasılmalarımı abarttığımı sanarak eve gitmeyi düşünmeye başlamıştım ama kasılmalarım beni o kadar zorluyordu ki eve dönmeyi göze alamadım. Nuriye Ebeyle konuşup yatışımı başlatmaya karar verdim. Bu arada Dr. Aybala’dan dönüş biletini daha erken bir saate aldığını öğrendim ve çok mutlu olmuştum. Dr. Aybala’nın uçağını saat 17:00’deydi ve saat 19:00 gibi Bodrum’da olacağını tahmin ediyordum. Artık bu doğumun olması için saat 19:00’ a kadar hiç acelem yoktu. Etrafa gülücükler saçtığımı söyleyemem ama kendimce, bütün gücümle doğuma ve kasılmalara konsantre olup bilinçaltımda derin yerlere gidip geliyordum. Bütün duygularımı istediğim gibi kendimi firenlemeden yaşadım, gerektiğinde inledim, gerektiğinde bağırdım, arada duş aldım, uyumaya çalıştım. Eşimin, annemin ve sevgili Nuriye Ebe’nin kasılmalarım sırasındaki masajlarıyla rahatladım ve tek düşüncem Dr. Aybala gelene kadar bu doğumun başlamayacağıydı. Saat 18:00 sıralarında artık Nuriye Ebe’nin gözünün içine bakıyordum bana Dr. Aybala’nın çok kısa zamanda burada olacağını söylemesi için ve iyi haber saat 19:00 civarlarında geldi.

Doğumhane hazırlandı, beni doğumhaneye aldılar ve aynı anda Dr. Aybala kapıdan girdi. Onu görünce sanki yıllardır görmediğim çok eski bir dostumu görmüş gibi sevinmiştim, sonrasında her şey bir film şeridi gibi akıp gitti. Dr. Aybala’nın doğumhanedeki profesyonelliğine şahit olmak bir orkestra şefini izlemek gibiydi. 20-25 dakika gibi bir sürede mucizemi kızımı kollarıma aldım, ne acım kaldı ne sızım (kızım benim doğal ağrı kesicim). Epiduralsiz, epizyotomisiz, sonrasında çok rahat ayağa kalktığım normal bir doğum yaptım ve Dr. Aybala’ya ve ekibine (özellikle Nuriye ebeme) ne kadar teşekkür etsem az.

Şimdi Dr. Aybala ile yapılan normal doğum bağımlılık yapar diyorum. Tekrar hamile kalırsam doktorumun kim olacağını çok iyi biliyorum. Çok teşekkürler Dr. Aybala!!!

Feride Kocakaya Guider
11 Aralık 2018, Bodrum

, , , , , , , , , , , , , , ,

Aybala

1976 yılında Üsküdar’da Zeynep Kamil Hastanesi’nde normal yolla doğmuş ve güzel adım Zeynep’i oradan alarak hayata başlamışım.. Orman mühendisi olan babamın mesleği nedeniyle çekirdek ailem- annem, babam, iki kız kardeşim ve köpeğimle beraber çeşitli şehirlerde büyüdük.. Bunlardan Adana’da uzunca bir süre takılıp liseyi (Adana Anadolu Lisesi – 1993) ve üniversiteyi (Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi – 1999) burada bitirdim. Tek başıma gittiğim bir İç Anadolu kasabasında (Aksaray İli Gülağaç İlçesi – 1999) ve sonra il merkezinde (Aksaray İli Merkez 2 No.’lu Nöbetçi Sağlık Ocağı – 2000) bir süre pratisyen hekimlik yaptım. Tebabet sanatına dair birçok şeyi burada pratisyenlik yaparken öğrendim diyebilirim. Ardından, eşimle beraber hayatımızı kurmak üzere İstanbul’a taşınıp (2001) herşeye sıfırdan başladık.. O bir bankaya, ben Tıbbi Danışman olarak bir medikal ajansa (2001 – 2004)… Günlerden bir gün, yıllardır beklediğim, hayalini kurduğum ihtisas yapma fikrinin ve kadın doğum uzmanı olarak yeni canların hayata gelmesine aracı olmamın artık vaktinin geldiğini farkedip, istifa ettim ve TUS’a (Tıpta Uzmanlık Sınavı) girerek Kadın Doğum İhtisası’na başladım (Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi, 2004). Asistanlık sürecime neler sığdırmadım ki; kimi üzüntüler, kimi sevinçler, iki de mucize (Damla – 2007, Tuna – 2009)… Derken, ihtisas bitti ve güzel Gaziantep günleri başladı. Benim uzak, yalnız, güzel memleketim.. Her gününü gülümseyerek, seve seve, keyifle hatırladığım mecburi hizmet günlerim, Gaziantep Şehitkamil Devlet Hastanesi (2010 – 2012).. Uzmanlık hayatımın başlangıcı, sıfırdan bir kliniğin kuruluşunun her aşamasında görev alışım, laparoskopi ateşinin içime düşüşü hep Antep’te.. Laparoskopi eğitimi almaya karar verince, Çukurova Üniversitesi’nden sayın hocam Prof Dr Mehmet Ali Vardar bana kapılarını açtı, bir aylığına tekrar okuluma döndüm, laparaskopinin ABC’sini öğrendim (2011). Ardından Fransa, Strasbourg, IRCAD / EITS.. Avrupa’da jinekolojik laparaskopi eğitiminin piri, Prof Dr Arnaud Wattiez’in kliniği (2012).. Ayrıca, Belçika’nın Leuven şehrindeki, IRCAD’a bağlı olarak eğitsel faaliyetlerini sürdüren the European Academy of Gynecological Surgery’de yine Prof Wattiez’in yönetimindeki “A-to-Z Laparoscopic Suturing Course’u da tamamladım (4-6 Kasım 2013). Laparaskopik vakaları yapıp hastaların yaşam kalitesini nasıl artırdığını, nasıl daha fazla yararlı olduğumu gördükçe, mutluluğum kat be kat artıyor.. Yeditepe Üniversitesi Perinatoloji Bölüm Başkanı olup, aynı zamanda Türk Perinatoloji Derneği’nin yönetim kurulunda yer alan ve ülkemizde perinatoloji camiasının önde gelen isimlerinden biri olan Sn. Doç Dr Oluş Api’nin nezaretinde aldığım perinatoloji (riskli gebelik) eğitimimin de altını çizmeliyim (2012).. Aynı zamanda tez danışmanım olan Sayın Oluş Api’yi her zaman minnetle anıyorum. Zaman geçip Antep dar gelmeye başlayınca, yıllardır kafamızı kurcalayan Bodrum’a taşınma defterlerini yeniden açtık. “Bodrum’da Acıbadem var da ben mi gitmiyorum” dediğimi unutmayan bir arkadaşım sayesinde yeni açılan Acıbadem Hastanesi’yle yollarımız kesişti… Sonra aldık valizlerimizi, bebeklerimizi, çiçeklerimizi, kitaplarımızı, eşyalarımızı, Antep’te bırakıp kalbimizin bir kısmını, düştük Bodrum yollarına (2012).. İşte şimdi, buradayız, Bodrum’da.. Sizi de bekleriz, ama Yokuşbaşı’nda köşeyi dönünce şaşırmayın: Yokuş başına geldiğinde Bodrum’u göreceksin. Sanma ki sen, geldiğin gibi gideceksin. Senden öncekiler de böyleydiler Akıllarını hep Bodrum’da bırakıp gittiler. Halikarnas Balıkçısı, Cevat Şakir Kabaağaçlı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Çözümü giriniz *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.