Elif Güzel – Doğum Hikayesi

15 Şubat 2019
15 Şubat 2019 Aybala

Merhaba.. 2 erkek çocuk annesiydim, oğullarımı büyütürken kızım olacağını bilsem hemen üçüncüyü yaparım derdim hep.. İç sesim fazla konuşmuş ki kendime çekmişim.. Ama ne var ki artık konuşulduğunda gülüp geçiyordum, büyük oğlum 14’ünü bitirmiş lise öğrencisi olacaktı, küçük oğlum 11’inde, ben ise 40 yaşıma ilerliyordum.. Hamile kalmamın zor gerçekleşeceğine inandığım ve plansız bir akışta ben hamile kalmıştım.. Hayat bize bir sürpriz yapmıştı.. Dr. Aybala hanım da “Evet hamilesin, ne düşünüyorsun? Aldırmayı düşünürsen ben kürtaj yapmıyorum; seni başka bir doktora yönlendireceğim”dediği an ben kararımı oracıkta vermiştim..”Hayır aldırmayacağım, sizinle devam”demiştim..

Ve biz doktorumuzun “16. haftada çocukları da getirin cinsiyetini söyleyeceğim” dediği zamanlamada kızımız olacağını öğrenmiştik..
Hamileliğim boyunca sağlıklı beslendim, yüzdüm, pilates reformer’a ve arada katılabildiğim hastanede Pelin hocamızla hamile yogasına devam ettim. 2 normal doğum yapmama rağmen doğuma hazırlık kursuna katıldım..

Ama hala doğumla ilgili korkularım vardı.. İlk doğumumu epidural anestezi ile normal yapmıştım. 2.doğumum bana kötü bir anı bırakmıştı.. Karşımda samimiyetsiz, doğum sürecimi bütünüyle etkileyen soğuk bir doktor vardı ve doğuramadığım için doğum vakumla gerçekleşti.. Bunları Aybala hanımla paylaştığımda “sana yepyeni bir deneyim kazandıracağım, çok farklı bir doğum yaşayacaksın”diye beni sürekli telkin etti.. Hamileliğim boyunca tüm mesajlarıma “Elif’çim” diye başlayan, gerek sözlü gerek ses kayıtlı cevaplar aldım..

38+5’te doğum yaptım.. Yanımda eşim, 2 doğumumda da beni yalnız bırakmayan Dr.Ayla Abla’m ve tabii ki sancıdan kapattığım gözlerimi arada açtığımda önümde bir ara yerlerde yatan Dr. Aybala hanım vardı.. Uyguladığı teknikler, bilgi ve tecrübesi ve en önemlisi sen&ben gibi yaklaşımı, cana yakınlığı, olumlu tutumu doğumumun hani derler ya “bi avazda”gerçekleşmesine sebep olmuştur..

Kızımın göbeğini babası keserken Aybala ve Ayla’dan esinlenerek “göbek adı Ayla”olsun dedim. İsmi ise Su Ada..

Sözüm şudur ki; biz anneler doğuruyoruz ama Aybala hanım çok güzel doğurtuyor.. Kendisine minnettarım.. Tüm hamileler kendinize çok güzel bakın ve sağlıcakla kavuşun mucizelerinize..

Kızımla ilgili yazılarımı da sizlerle paylaşmak isterim..
Canım kızım; Su gibi özel, Su gibi güzel, Su gibi saf, Su gibi berrak ve duru, Su gibi yararlı olsun ömrün.. Su gibi bitmez tükenmez yaşa hayatını.. Su gibi yaşam kaynağı ol girdiğin hayatlara.. Yaşam ver, vazgeçilmez ol. MAŞALLAH.
Ben daha ortaokuldayken 1989 yılında Bodrum girişinde Karyalı Prenses ADA 👸 altın taçı, 👑yüzükleri 💍kolyeleri, bilezikleri ve kadehleri 🍷🍷 ile beraber bir mezar odası içinde bulunmuştu.. Sonrasında Bodrum kalesi 🏰 müzesinde sergilenmeye başlayınca gidip görmüştüm bir kaç kez.. Bodrum’lu olup da Su ve Ada ismini beraber kızımıza koymanın kulağa hoş geleceğini düşündük🤔😊 Yani diyeceğim şudur ki; “Güzel kızım SU ADA; Prensesler gibi bir hayat yaşa, başın hep dimdik olsun saçlarında taç varmışcasına 👑 Güzelliğinle, hanımlığınla, kibarlığınla herkesi kendine hayran bırak.. Azimli, güçlü, başarılı ol.. İyi ol iyilik bul ☺ Sev, sevil.. Hep gülmeyeceksin bu hayatta ama ağlayınca seninle ağlayanların da olsun yanı başında 😥 İyi ki doğmuşum diyeceğin uzun ömrün 👵 olsun 🙏 Sağlıklı ve mutlu yıllarla birlikte… Ama kızım ☝ Kraliçe’nin 👸 ben olduğumu sakın unutma.. MAŞALLAH.

Elif Güzel
19 Aralık 2018, Bodrum

, , , , , , , , , , , , , , ,

Aybala

1976 yılında Üsküdar’da Zeynep Kamil Hastanesi’nde normal yolla doğmuş ve güzel adım Zeynep’i oradan alarak hayata başlamışım.. Orman mühendisi olan babamın mesleği nedeniyle çekirdek ailem- annem, babam, iki kız kardeşim ve köpeğimle beraber çeşitli şehirlerde büyüdük.. Bunlardan Adana’da uzunca bir süre takılıp liseyi (Adana Anadolu Lisesi – 1993) ve üniversiteyi (Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi – 1999) burada bitirdim. Tek başıma gittiğim bir İç Anadolu kasabasında (Aksaray İli Gülağaç İlçesi – 1999) ve sonra il merkezinde (Aksaray İli Merkez 2 No.’lu Nöbetçi Sağlık Ocağı – 2000) bir süre pratisyen hekimlik yaptım. Tebabet sanatına dair birçok şeyi burada pratisyenlik yaparken öğrendim diyebilirim. Ardından, eşimle beraber hayatımızı kurmak üzere İstanbul’a taşınıp (2001) herşeye sıfırdan başladık.. O bir bankaya, ben Tıbbi Danışman olarak bir medikal ajansa (2001 – 2004)… Günlerden bir gün, yıllardır beklediğim, hayalini kurduğum ihtisas yapma fikrinin ve kadın doğum uzmanı olarak yeni canların hayata gelmesine aracı olmamın artık vaktinin geldiğini farkedip, istifa ettim ve TUS’a (Tıpta Uzmanlık Sınavı) girerek Kadın Doğum İhtisası’na başladım (Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi, 2004). Asistanlık sürecime neler sığdırmadım ki; kimi üzüntüler, kimi sevinçler, iki de mucize (Damla – 2007, Tuna – 2009)… Derken, ihtisas bitti ve güzel Gaziantep günleri başladı. Benim uzak, yalnız, güzel memleketim.. Her gününü gülümseyerek, seve seve, keyifle hatırladığım mecburi hizmet günlerim, Gaziantep Şehitkamil Devlet Hastanesi (2010 – 2012).. Uzmanlık hayatımın başlangıcı, sıfırdan bir kliniğin kuruluşunun her aşamasında görev alışım, laparoskopi ateşinin içime düşüşü hep Antep’te.. Laparoskopi eğitimi almaya karar verince, Çukurova Üniversitesi’nden sayın hocam Prof Dr Mehmet Ali Vardar bana kapılarını açtı, bir aylığına tekrar okuluma döndüm, laparaskopinin ABC’sini öğrendim (2011). Ardından Fransa, Strasbourg, IRCAD / EITS.. Avrupa’da jinekolojik laparaskopi eğitiminin piri, Prof Dr Arnaud Wattiez’in kliniği (2012).. Ayrıca, Belçika’nın Leuven şehrindeki, IRCAD’a bağlı olarak eğitsel faaliyetlerini sürdüren the European Academy of Gynecological Surgery’de yine Prof Wattiez’in yönetimindeki “A-to-Z Laparoscopic Suturing Course’u da tamamladım (4-6 Kasım 2013). Laparaskopik vakaları yapıp hastaların yaşam kalitesini nasıl artırdığını, nasıl daha fazla yararlı olduğumu gördükçe, mutluluğum kat be kat artıyor.. Yeditepe Üniversitesi Perinatoloji Bölüm Başkanı olup, aynı zamanda Türk Perinatoloji Derneği’nin yönetim kurulunda yer alan ve ülkemizde perinatoloji camiasının önde gelen isimlerinden biri olan Sn. Doç Dr Oluş Api’nin nezaretinde aldığım perinatoloji (riskli gebelik) eğitimimin de altını çizmeliyim (2012).. Aynı zamanda tez danışmanım olan Sayın Oluş Api’yi her zaman minnetle anıyorum. Zaman geçip Antep dar gelmeye başlayınca, yıllardır kafamızı kurcalayan Bodrum’a taşınma defterlerini yeniden açtık. “Bodrum’da Acıbadem var da ben mi gitmiyorum” dediğimi unutmayan bir arkadaşım sayesinde yeni açılan Acıbadem Hastanesi’yle yollarımız kesişti… Sonra aldık valizlerimizi, bebeklerimizi, çiçeklerimizi, kitaplarımızı, eşyalarımızı, Antep’te bırakıp kalbimizin bir kısmını, düştük Bodrum yollarına (2012).. İşte şimdi, buradayız, Bodrum’da.. Sizi de bekleriz, ama Yokuşbaşı’nda köşeyi dönünce şaşırmayın: Yokuş başına geldiğinde Bodrum’u göreceksin. Sanma ki sen, geldiğin gibi gideceksin. Senden öncekiler de böyleydiler Akıllarını hep Bodrum’da bırakıp gittiler. Halikarnas Balıkçısı, Cevat Şakir Kabaağaçlı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Çözümü giriniz *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.