Doğumda hep söylediğim birşey var ki o da “patron bebek”

16 Aralık 2019
16 Aralık 2019 Aybala

Cemre Berber | Bodrum

Hikayeyi biz kontrol altına almaya çalıştığımızda patronun kim olduğunu bize bir güzel anlatıyor bebek insanları 🙂 Bu geçtiğimiz yaz günlerinde yaşadığımız güzel hikayemizde de böyle olmuştu. Kendini sonuna kadar normal doğuma hazırlayan güzel annemi @cemreeberber ile birlikte kenara çekilip, patrona bırakmıştık sözü 🙂 Buyrun gerisini annemizin sözlerinden dinleyin: Dünyaya bir bebek getirmeye karar verdiğimiz günden itibaren kafamda hep normal doğum vardı, sezeryan benim için sadece bir kurtarma operasyonu olarak bir köşede duruyordu.

 

Bebeğimiz biraz önden ve koca kafa olarak gidiyordu ama bu benim normal doğum yapmama engel değildi. 38. haftadan sonrası zaman bize sanki yıllar geçiyormuş gibi hissettirdi, en ufak bir sancıda “ahh bu sefer doğuruyorum” diyordum ama hepsi yanlış alarmdı 🙂 40. haftada gece kanamam oldu gecenin bir yarısı aradık Aybalamı, “hemen gidin NST çektirin nişanın gelmiş” dedi. Biz büyük bir panik işte bu sefer doğum başladı diye bindik arabaya fakat bende hiç bir kasılma yoktu, normal doğum dedikleri böyle mi oluyordu, okuduklarımın tam aksi dalgalanmasız kasılmasız şaşkın şaşkın gittik gecenin bir yarısı. NST’de hiçbir şey çıkmadı; kasılmalarım 60’a çıkıyordu en fazla. Biz tekrar döndük evimize yanlış alarmmış. Bir de sağolsun bizim bebek bayram bebeği olacak diye bekliyorduk, canım Aybalam bile bayramda gelecek diye bütün bayram programını iptal etmişti bizim için. Bayramın her günü bayram ziyareti olarak hastaneyi de listemize eklemiştik, geldik gittik geldik gittik bu arada bayram da gelip gitmişti 🙂 Bayramın bittiği gün hastaneye gittik; bizim için artık rutin gibiydi ama bir farkla, doğum başlamıştı, NST dalgalanmalarım 100’e çıkıyordu, ama bende his olarak birşey yoktu. Aybalam “evine dön, yürüyüş yap, yüz bol bol, 5 saat sonra görüşürüz hastanede, tekrar bakalım” demişti. Biz bi heyecan çıktık.. Ben o 5 saat hiç oturmadım, pelvis hareketleri yaptım, yüzdüm, yürüdüm ama bende hiç bir kasılma yoktu.. Nasıl diyordum, doğum başlamış normal doğum meğer ne kolaymış diye geçiriyorum içimden

Dediğimiz saatte gittik Aybalamla buluşmaya. Aybalam o kadar erken bekliyormuş ki bizimkini, bikinisi içinde denize bile girmemiş 🙂 NST’ye bağladılar sancılar durmuştu.. Ultrason geldi bebek doğumu durdurmuştu.. Hayatımın şokunu yaşadım.. nasıl olurdu da dururdu, kendimi nasıl etki altına almıştım, neden durmuştu, bebeğim neyden etkilenmişti? O kendimi hazırladığım 9 ay normal doğum sürecimde hiç böyle bir şeye hazırlamamıştım kendimi! Aybalam “doğumu tekrar suni sancıyla başlatabiliriz, ya da evine dön biraz daha bekleyelim” dedi! Karar kısmını bize bırakmıştı.. Ben yaşadığım şokla ve 9 ay boyunca okuduğum, konuştuğum bütün her yerde suni sancının çok fazla acılı bir şey olduğu kazınmış aklıma, o yüzden eve dönmek istiyordum ama eşim evde daha çok stres yapacağımı düşündüğü için Aybalam’la benden gizli bir konuşma yapmış, karar kısmı bende sanırken Aybalam “yatışı yapıyoruz hastaneye, suni sancıyla tekrar başlatıyoruz doğumu” dedi.

Yatış işlemleri yapıldı, odamıza yerleştik. Suni sancı vermeye başlandı.. İlk dozda kasılmalarım 120 – 130 oluyordu ama ben yine hiçbir şey hissetmiyordum.. Çok kolaydı, anlatılanlar ne kadar abartı diyordum. Ta kiiii ikinci doza başlayana kadar 🙂 Dalgalanmalarımı hissediyordum, bu hem zor hem de muhteşem bir şeydi. İlk dozun 3. saatinde ters giden bir şeyler vardı; benim dalgalanmalarım arttıkça bebeğimin kalp atışları düşüyordu, suni sancıyı reddediyordu.. İkinci dozun seviyesini düşürdüler, hastaneye yatalı 22 saat olmuştu ama açılmam yoktu. Aybalam artık beklemeyeceğimizi ve bu bebeğin neden gelmek istemediğini merak ettiğini söyledi. Sezeryana gidiyordum. 9 ay boyunca sezeryan hep kurtarma operasyonuydu benim için ama normal doğum olacağına o kadar inanmıştım ki, bildiğiniz yıkım yaşadım sezeryana giderken. Çok ağladım çok üzüldüm, ama patron bebekti o ne derse o olacaktı ve oluyordu.

Ameliyathaneye indiğimde o kadar gergindim ki spinal sezeryanla olmasını en azından kendim istemiştim. Aneztezi aldıktan bir 10 dakika sonra Aybalam “bu koca kafalı rahime sıkışmış 4200 kg tosuncukmuş” dedi!

Yeni hayatımıza merhaba demiştik işte.. Dünyanın en güzel duygusu, ister sezeryan ister normal doğum.. Doğum doğummuş ama bir doğumda önemli olan doktormuş.. Aybalamın hakkını ödeyemem.. İyi ki Aybalam yine olsa yine Aybalam ❤
Cemre Berber

Aybala

1976 yılında Üsküdar’da Zeynep Kamil Hastanesi’nde normal yolla doğmuş ve güzel adım Zeynep’i oradan alarak hayata başlamışım.. Orman mühendisi olan babamın mesleği nedeniyle çekirdek ailem- annem, babam, iki kız kardeşim ve köpeğimle beraber çeşitli şehirlerde büyüdük.. Bunlardan Adana’da uzunca bir süre takılıp liseyi (Adana Anadolu Lisesi – 1993) ve üniversiteyi (Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi – 1999) burada bitirdim. Tek başıma gittiğim bir İç Anadolu kasabasında (Aksaray İli Gülağaç İlçesi – 1999) ve sonra il merkezinde (Aksaray İli Merkez 2 No.’lu Nöbetçi Sağlık Ocağı – 2000) bir süre pratisyen hekimlik yaptım. Tebabet sanatına dair birçok şeyi burada pratisyenlik yaparken öğrendim diyebilirim. Ardından, eşimle beraber hayatımızı kurmak üzere İstanbul’a taşınıp (2001) herşeye sıfırdan başladık.. O bir bankaya, ben Tıbbi Danışman olarak bir medikal ajansa (2001 – 2004)… Günlerden bir gün, yıllardır beklediğim, hayalini kurduğum ihtisas yapma fikrinin ve kadın doğum uzmanı olarak yeni canların hayata gelmesine aracı olmamın artık vaktinin geldiğini farkedip, istifa ettim ve TUS’a (Tıpta Uzmanlık Sınavı) girerek Kadın Doğum İhtisası’na başladım (Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi, 2004). Asistanlık sürecime neler sığdırmadım ki; kimi üzüntüler, kimi sevinçler, iki de mucize (Damla – 2007, Tuna – 2009)… Derken, ihtisas bitti ve güzel Gaziantep günleri başladı. Benim uzak, yalnız, güzel memleketim.. Her gününü gülümseyerek, seve seve, keyifle hatırladığım mecburi hizmet günlerim, Gaziantep Şehitkamil Devlet Hastanesi (2010 – 2012).. Uzmanlık hayatımın başlangıcı, sıfırdan bir kliniğin kuruluşunun her aşamasında görev alışım, laparoskopi ateşinin içime düşüşü hep Antep’te.. Laparoskopi eğitimi almaya karar verince, Çukurova Üniversitesi’nden sayın hocam Prof Dr Mehmet Ali Vardar bana kapılarını açtı, bir aylığına tekrar okuluma döndüm, laparaskopinin ABC’sini öğrendim (2011). Ardından Fransa, Strasbourg, IRCAD / EITS.. Avrupa’da jinekolojik laparaskopi eğitiminin piri, Prof Dr Arnaud Wattiez’in kliniği (2012).. Ayrıca, Belçika’nın Leuven şehrindeki, IRCAD’a bağlı olarak eğitsel faaliyetlerini sürdüren the European Academy of Gynecological Surgery’de yine Prof Wattiez’in yönetimindeki “A-to-Z Laparoscopic Suturing Course’u da tamamladım (4-6 Kasım 2013). Laparaskopik vakaları yapıp hastaların yaşam kalitesini nasıl artırdığını, nasıl daha fazla yararlı olduğumu gördükçe, mutluluğum kat be kat artıyor.. Yeditepe Üniversitesi Perinatoloji Bölüm Başkanı olup, aynı zamanda Türk Perinatoloji Derneği’nin yönetim kurulunda yer alan ve ülkemizde perinatoloji camiasının önde gelen isimlerinden biri olan Sn. Doç Dr Oluş Api’nin nezaretinde aldığım perinatoloji (riskli gebelik) eğitimimin de altını çizmeliyim (2012).. Aynı zamanda tez danışmanım olan Sayın Oluş Api’yi her zaman minnetle anıyorum. Zaman geçip Antep dar gelmeye başlayınca, yıllardır kafamızı kurcalayan Bodrum’a taşınma defterlerini yeniden açtık. “Bodrum’da Acıbadem var da ben mi gitmiyorum” dediğimi unutmayan bir arkadaşım sayesinde yeni açılan Acıbadem Hastanesi’yle yollarımız kesişti… Sonra aldık valizlerimizi, bebeklerimizi, çiçeklerimizi, kitaplarımızı, eşyalarımızı, Antep’te bırakıp kalbimizin bir kısmını, düştük Bodrum yollarına (2012).. İşte şimdi, buradayız, Bodrum’da.. Sizi de bekleriz, ama Yokuşbaşı’nda köşeyi dönünce şaşırmayın: Yokuş başına geldiğinde Bodrum’u göreceksin. Sanma ki sen, geldiğin gibi gideceksin. Senden öncekiler de böyleydiler Akıllarını hep Bodrum’da bırakıp gittiler. Halikarnas Balıkçısı, Cevat Şakir Kabaağaçlı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Çözümü giriniz *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.