Doğuma hazırlık eğitimi neden gerekli ?

12 Kasım 2018
12 Kasım 2018 Aybala

Doğuma hazırlık eğitimi neden gerekli?

Yıllar önce, Bodrum’da henüz doğuma hazırlık kursu hiç yokken, Acıbadem Bodrum Hastanesi’nde doğuma hazırlık kursu yapmaya başladık ve çiftlerimizi doğuma ve anne baba olmaya hazırlamaya başladık.

Birkaç yıl sonra hayatıma giren Pelin Hoca ile (Pelin Gezek; Yoga eğitmeni, Hamile yogası eğitmeni, doğuma hazırlık eğitmeni, Doula) güçlerimizi birleştirdik. Artık doğuma hazırlık kursunda bize ayrılmış bir saatlik süreye beşte birini bile sığdıramadığımız çalışmamız bağımsızlığını ilan etti ve “Doğum Atölyesi” halini aldı. O günden beri de yaklaşık iki ayda bir anne babalarımızla çalışma ve bilgilerimizi paylaşma fırsatı buluyoruz.

Bugün bu yazıyı yazma sebebimse farklı. Bir gebemin eşinin “Annelerimiz kursla mı doğuruyormuş, neden biz kurs almak zorundayız ki doğuma hazırlanmak için? İnternetten okuduklarımız yeterli değil mi?” diye sordu baba adayımız. Dilim döndüğünce anlatmaya çalıştım, size de anlatayım.

Her bebek bekleyen aile, az ya da çok bir miktar gerginlik, bazen korku veya heyecan yaşar, bunu sebebi bilinmemezlik duygusudur. Doğumun nasıl olacağı düşüncesi tüm gebelik boyunca devam eder. Doğuma hazırlık kursu, kendine güven, güç, bilgi ve hazır olma duygunuzu güçlendirir.

Doğuma hazırlık kursunda tipik olarak öğrenebileceğiniz şeyler, beklenen doğum tarihiniz yaklaştıkça hazırlıklarınızı nasıl şekillendirmeniz gerektiği, kasılmalar başladığında nasıl izleyeceğiniz, hastaneye ne zaman gideceğiniz, ağrıyla başetmenin çeşitli yolları, tüm doğum sürecinizden neler bekleyebileceğiniz, bebeğin çeşitli pozisyonları ve bunlarla ilgili olarak neler yapabileceğiniz, doğumun nasıl bir süreç olduğu, bebeğinizin iyilik halinin doğum süresince nasıl izleneceği gibi konulardır. Bunlar gibi birçok konunun yanısıra, doğum yapmayı planladığınız hastaneyle ilgili birçok bilgi edinebilirsiniz.

Bu bilgilerin birçoğunun internet kaynaklarında da yer aldığı doğru, ama unutmamalı ki online forum ve yazıların birçoğunu tecribeli ve eğitimli olmayan kişiler hazırlıyor. Dolayısı ile verilen bilgilerin doğru olmama ya da eksik olması riski oluşuyor. Ayrıca yazıların size pratik uygulama yaptırma şansı da yok. Mesela nefes çalışmalarını bir eğitmen eşliğinde uygulamalı olarak yaparsanız doğumda zaten bildiğiniz bir şeyi uyguluyor olabilecekken, sadece yazı okuyarak çalışırsanız, o an gelip çattığında “nasıl alınıyordu bu nefes” diye bocalamanız mümkün. Ya da ağrıyla başetmek için gösterilen bir hareketi henüz hiçbir ağrı hissetmezken bir eğitmen eşliğinde uygulamış ve biliyor olmak, yeterince antreman yaptıktan sonra koşulan bir maratona benzetilebilir pekala. Bir egzersiz hareketini eşinizle birlikte uygulayarak öğrenmek, internetten okumaya göre daha kalıcı yer edebilir. Yüzyüze bir eğitmene aklınıza takılanları sorabilir, sizinle benzer haftadaki gebelerle duygu ve tecrübelerinizi karşılıklı paylaşabilirsiniz.  

Doğal, huzur dolu ve kolay bir doğum yapmak için bunu istemek her zaman yeterli olmayabiliyor. Birçok zaman uygun hazırlık süreçlerinden geçmek de gerekiyor. Babalar için ise, eşlerine nasıl yardım edebileceklerini bilmek, bebeklerinin dünyaya gelmesi esnasında kendilerini çaresiz hissetmelerini önleyecektir.

Bu yazımı da sizleri son Doğum Atölyemizin fotoğrafları ile başbaşa bırakarak sonlandırıyorum. Hepinize hayalinizdeki gibi doğumlar diliyorum.

Op.Dr. Aybala AKIL

, , , , , , , , , , , , , , , , ,

Aybala

1976 yılında Üsküdar’da Zeynep Kamil Hastanesi’nde normal yolla doğmuş ve güzel adım Zeynep’i oradan alarak hayata başlamışım.. Orman mühendisi olan babamın mesleği nedeniyle çekirdek ailem- annem, babam, iki kız kardeşim ve köpeğimle beraber çeşitli şehirlerde büyüdük.. Bunlardan Adana’da uzunca bir süre takılıp liseyi (Adana Anadolu Lisesi – 1993) ve üniversiteyi (Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi – 1999) burada bitirdim. Tek başıma gittiğim bir İç Anadolu kasabasında (Aksaray İli Gülağaç İlçesi – 1999) ve sonra il merkezinde (Aksaray İli Merkez 2 No.’lu Nöbetçi Sağlık Ocağı – 2000) bir süre pratisyen hekimlik yaptım. Tebabet sanatına dair birçok şeyi burada pratisyenlik yaparken öğrendim diyebilirim. Ardından, eşimle beraber hayatımızı kurmak üzere İstanbul’a taşınıp (2001) herşeye sıfırdan başladık.. O bir bankaya, ben Tıbbi Danışman olarak bir medikal ajansa (2001 – 2004)… Günlerden bir gün, yıllardır beklediğim, hayalini kurduğum ihtisas yapma fikrinin ve kadın doğum uzmanı olarak yeni canların hayata gelmesine aracı olmamın artık vaktinin geldiğini farkedip, istifa ettim ve TUS’a (Tıpta Uzmanlık Sınavı) girerek Kadın Doğum İhtisası’na başladım (Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi, 2004). Asistanlık sürecime neler sığdırmadım ki; kimi üzüntüler, kimi sevinçler, iki de mucize (Damla – 2007, Tuna – 2009)… Derken, ihtisas bitti ve güzel Gaziantep günleri başladı. Benim uzak, yalnız, güzel memleketim.. Her gününü gülümseyerek, seve seve, keyifle hatırladığım mecburi hizmet günlerim, Gaziantep Şehitkamil Devlet Hastanesi (2010 – 2012).. Uzmanlık hayatımın başlangıcı, sıfırdan bir kliniğin kuruluşunun her aşamasında görev alışım, laparoskopi ateşinin içime düşüşü hep Antep’te.. Laparoskopi eğitimi almaya karar verince, Çukurova Üniversitesi’nden sayın hocam Prof Dr Mehmet Ali Vardar bana kapılarını açtı, bir aylığına tekrar okuluma döndüm, laparaskopinin ABC’sini öğrendim (2011). Ardından Fransa, Strasbourg, IRCAD / EITS.. Avrupa’da jinekolojik laparaskopi eğitiminin piri, Prof Dr Arnaud Wattiez’in kliniği (2012).. Ayrıca, Belçika’nın Leuven şehrindeki, IRCAD’a bağlı olarak eğitsel faaliyetlerini sürdüren the European Academy of Gynecological Surgery’de yine Prof Wattiez’in yönetimindeki “A-to-Z Laparoscopic Suturing Course’u da tamamladım (4-6 Kasım 2013). Laparaskopik vakaları yapıp hastaların yaşam kalitesini nasıl artırdığını, nasıl daha fazla yararlı olduğumu gördükçe, mutluluğum kat be kat artıyor.. Yeditepe Üniversitesi Perinatoloji Bölüm Başkanı olup, aynı zamanda Türk Perinatoloji Derneği’nin yönetim kurulunda yer alan ve ülkemizde perinatoloji camiasının önde gelen isimlerinden biri olan Sn. Doç Dr Oluş Api’nin nezaretinde aldığım perinatoloji (riskli gebelik) eğitimimin de altını çizmeliyim (2012).. Aynı zamanda tez danışmanım olan Sayın Oluş Api’yi her zaman minnetle anıyorum. Zaman geçip Antep dar gelmeye başlayınca, yıllardır kafamızı kurcalayan Bodrum’a taşınma defterlerini yeniden açtık. “Bodrum’da Acıbadem var da ben mi gitmiyorum” dediğimi unutmayan bir arkadaşım sayesinde yeni açılan Acıbadem Hastanesi’yle yollarımız kesişti… Sonra aldık valizlerimizi, bebeklerimizi, çiçeklerimizi, kitaplarımızı, eşyalarımızı, Antep’te bırakıp kalbimizin bir kısmını, düştük Bodrum yollarına (2012).. İşte şimdi, buradayız, Bodrum’da.. Sizi de bekleriz, ama Yokuşbaşı’nda köşeyi dönünce şaşırmayın: Yokuş başına geldiğinde Bodrum’u göreceksin. Sanma ki sen, geldiğin gibi gideceksin. Senden öncekiler de böyleydiler Akıllarını hep Bodrum’da bırakıp gittiler. Halikarnas Balıkçısı, Cevat Şakir Kabaağaçlı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Çözümü giriniz *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.