Bir Doğum hikayesi – Irina Iulia Voicu Acar

22 Temmuz 2014
22 Temmuz 2014 Aybala

Oamenii au povestile lor. Probabil ca unele seamana intre ele. Ei se cunosc, se iubesc, asteapta un copil, merg pe acelasi drum. Cu toate acestea, fiecare poveste este unica. Ce o face sa fie la fel si, totusi, alta? Amestecul nesfarsit de culori ale dragostei, avalansa de sentimente noi, dorinta de a construi impreuna viitorul.

Exista un taram anume, un taram de poveste, de unde vin bebelusii, Dragostea. Taramul Dragostei se afla la inceputul Vietii, departe de toate grijile lumii. Copiii vin din imbratisarea Dragostei si intalnesc marea imbratisare a Vietii. Pentru noi, luna decembrie 2013 avea sa fie inceputul unei frumoase calatorii. Cuvintele nu pot descrie sentimentele, starile, emotiile traite atunci si, cu fiecare saptamana care trecea, ne apropiam, mai mult, de intalnirea cu micutul nostru ingeras.

Ii multumim doamnei doctor Aybala Zeynep Akıl pentru TOT ce a facut pentru mine, pentru noi. Am fost o pacienta dificila. Recunosc 🙂 . Iar ea, a stiut sa fie exact ce aveam nevoie, dincolo de latura profesionala: un om deosebit, o femeie calda, intelegatoare. Sarcina a decurs bine, fara probleme, iar pe 22 iulie 2014, la 12:40, aceasta minunata femeie mi-a pus in brate comoara mult asteptata si dorita, pe fiul nostru iubit, David-Özgür. Am nascut la termen, prin cezariana. A fost alegerea mea personala, desi doamna doctor m-a incurajat sa nasc natural. Nu am fost destul de curajoasa! 🙂

Si acum derulez in minte firul evenimentelor. Este o zi atat de speciala… Orice femeie merita respectul si tratamentul profesional, uman, de care eu am avut parte la Acıbadem Bodrum. Acele 3 zile in care am stat in spital, atat eu, cat si sotul, au fost magice pentru noi. Am fost rasfatati.

S-a creat o legatura puternica, iar de fiecare data cand mergem cu David la controlul lunar, vis-a-vis, este locul unde mergeam cu “burtica” in acele 9 luni minunate si, cand este disponibila, ne oprim sa o salutam pe doamna doctor si sa ne mandrim cu fiecare progres care il facem.

Ne dorim un al doilea copil si spun, cu siguranta voi naste la Acıbadem Bodrum sau oriunde va fii doamna Aybala Zeynep Akıl ca medic.

Her insanın bir hikayesi vardır. Büyük ihtimalle bazıları benzerlik tașır. Onlar tanıșırlar, severler, bir çocuk beklerler, aynı yolda yürürler. Bununla beraber bütün hikayeler tektir, ayrıcalıklıdır. Bunları farklı kılan ve aynı zamanda aynı kılan nedir? Sevginin sonsuz renk karıșımı, çığ gibi büyük yeni duygular, beraber yeni bir gelecek inșaa etmek. Bir diyar var, öykü diyarı, bebeklerin geldiği, Sevgi. Sevgi diyarı hayatın bașlangıcında, dünyadaki tüm endişelerden uzakta. Çocuklar kucak dolusu sevgiyle gelip hayata sarılırlar.

Bizim için 2013 Aralık ayı çok güzel bir yolculuğun bașlangıcı olacaktı. Kelimeler duygularımızı yazamaz,yaşadığımız heyecanı ve, her geçen hafta küçük meleğimize yaklaşıyorduk. Benim için, bizim için yaptığı herşey için doktor hanım Aybala Zeynep Akıl’a çok teşekkür ediyorum. Zor bir hastaydım, kabul ediyorum 🙂 Fakat o benim tam olarak neye ihtiyacım olduğunu çok iyi bildi. Profesyonel tarafının yanında: Özel bir insan, sıcak bir kadın, anlayıșlı. Hamilelik iyi gitti, problemsiz. Ve 22 Temmuz 2014 saat 12.40 da bu özel kadın kucağıma çok beklediğimiz, istediğimiz ve sevdiğimiz oğlumuzu David Özgür’ü verdi.

Doğumum zamanında sezaryenle oldu. Benim kendi tercihimdi, ama doktor hanım bana normal doğum için cesaret verdi. Fakat o kadar cesaretli değildim 🙂

Şimdi aklımdan yaşananları geri sayıyorum. O kadar özel bir gün ki, Acıbadem Bodrum’daki saygı, sevgi, insanca yaklaşımı bence her kadın hak ediyor. Hastanede durduğumuz o üç gün hem benim için, hem eşim için muhteşemdi. Șımartıldık.

Aramızda güçlü bir bağ oluştu, ve David ile ne zaman aylık kontrole gitsek, karşı tarafı, o muhteşem 9 ay boyunca geldiğimiz yeri görürüz ve müsait olursa doktor hanımı görmek, selam vermek için uğrar ve gurur duyarız.

İkinci çocuğumuzuda istiyoruz, Acıbadem Bodrum veya başka bir yerde, tabii ki Aybala Zeynep Akıl neredeyse orada dünyaya getireceğim bebeğimi.

Irina Iulia Voicu Acar,

22 Temmuz 2014

 

photo1 photo2 photo3

Aybala

1976 yılında Üsküdar’da Zeynep Kamil Hastanesi’nde normal yolla doğmuş ve güzel adım Zeynep’i oradan alarak hayata başlamışım.. Orman mühendisi olan babamın mesleği nedeniyle çekirdek ailem- annem, babam, iki kız kardeşim ve köpeğimle beraber çeşitli şehirlerde büyüdük.. Bunlardan Adana’da uzunca bir süre takılıp liseyi (Adana Anadolu Lisesi – 1993) ve üniversiteyi (Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi – 1999) burada bitirdim. Tek başıma gittiğim bir İç Anadolu kasabasında (Aksaray İli Gülağaç İlçesi – 1999) ve sonra il merkezinde (Aksaray İli Merkez 2 No.’lu Nöbetçi Sağlık Ocağı – 2000) bir süre pratisyen hekimlik yaptım. Tebabet sanatına dair birçok şeyi burada pratisyenlik yaparken öğrendim diyebilirim. Ardından, eşimle beraber hayatımızı kurmak üzere İstanbul’a taşınıp (2001) herşeye sıfırdan başladık.. O bir bankaya, ben Tıbbi Danışman olarak bir medikal ajansa (2001 – 2004)… Günlerden bir gün, yıllardır beklediğim, hayalini kurduğum ihtisas yapma fikrinin ve kadın doğum uzmanı olarak yeni canların hayata gelmesine aracı olmamın artık vaktinin geldiğini farkedip, istifa ettim ve TUS’a (Tıpta Uzmanlık Sınavı) girerek Kadın Doğum İhtisası’na başladım (Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi, 2004). Asistanlık sürecime neler sığdırmadım ki; kimi üzüntüler, kimi sevinçler, iki de mucize (Damla – 2007, Tuna – 2009)… Derken, ihtisas bitti ve güzel Gaziantep günleri başladı. Benim uzak, yalnız, güzel memleketim.. Her gününü gülümseyerek, seve seve, keyifle hatırladığım mecburi hizmet günlerim, Gaziantep Şehitkamil Devlet Hastanesi (2010 – 2012).. Uzmanlık hayatımın başlangıcı, sıfırdan bir kliniğin kuruluşunun her aşamasında görev alışım, laparoskopi ateşinin içime düşüşü hep Antep’te.. Laparoskopi eğitimi almaya karar verince, Çukurova Üniversitesi’nden sayın hocam Prof Dr Mehmet Ali Vardar bana kapılarını açtı, bir aylığına tekrar okuluma döndüm, laparaskopinin ABC’sini öğrendim (2011). Ardından Fransa, Strasbourg, IRCAD / EITS.. Avrupa’da jinekolojik laparaskopi eğitiminin piri, Prof Dr Arnaud Wattiez’in kliniği (2012).. Ayrıca, Belçika’nın Leuven şehrindeki, IRCAD’a bağlı olarak eğitsel faaliyetlerini sürdüren the European Academy of Gynecological Surgery’de yine Prof Wattiez’in yönetimindeki “A-to-Z Laparoscopic Suturing Course’u da tamamladım (4-6 Kasım 2013). Laparaskopik vakaları yapıp hastaların yaşam kalitesini nasıl artırdığını, nasıl daha fazla yararlı olduğumu gördükçe, mutluluğum kat be kat artıyor.. Yeditepe Üniversitesi Perinatoloji Bölüm Başkanı olup, aynı zamanda Türk Perinatoloji Derneği’nin yönetim kurulunda yer alan ve ülkemizde perinatoloji camiasının önde gelen isimlerinden biri olan Sn. Doç Dr Oluş Api’nin nezaretinde aldığım perinatoloji (riskli gebelik) eğitimimin de altını çizmeliyim (2012).. Aynı zamanda tez danışmanım olan Sayın Oluş Api’yi her zaman minnetle anıyorum. Zaman geçip Antep dar gelmeye başlayınca, yıllardır kafamızı kurcalayan Bodrum’a taşınma defterlerini yeniden açtık. “Bodrum’da Acıbadem var da ben mi gitmiyorum” dediğimi unutmayan bir arkadaşım sayesinde yeni açılan Acıbadem Hastanesi’yle yollarımız kesişti… Sonra aldık valizlerimizi, bebeklerimizi, çiçeklerimizi, kitaplarımızı, eşyalarımızı, Antep’te bırakıp kalbimizin bir kısmını, düştük Bodrum yollarına (2012).. İşte şimdi, buradayız, Bodrum’da.. Sizi de bekleriz, ama Yokuşbaşı’nda köşeyi dönünce şaşırmayın: Yokuş başına geldiğinde Bodrum’u göreceksin. Sanma ki sen, geldiğin gibi gideceksin. Senden öncekiler de böyleydiler Akıllarını hep Bodrum’da bırakıp gittiler. Halikarnas Balıkçısı, Cevat Şakir Kabaağaçlı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Çözümü giriniz *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.