Canan Çetin – Doğum Hikayesi

25 Aralık 2017
25 Aralık 2017 Aybala

Bizim hikayemiz 9 Mart 2017 Perşembe günü tek bedende iki kalp olduğunu öğrendiğim gün başladı. Bu muvizevi haberi öğrendiğimiz anki hallerimi birisi videoya çekmiş olsaydı eminim ki çok komik görüntüler ortaya çıkardı. Hem sevinç hem hüzün, ağlamakla ağlamamak arasında gidip gelen duygu silsilesiyle bir oraya bir buraya koşturup duruyorduk.

Bu süreçte istedim ki tek bir doktorda güvenilir bir şekilde başlayıp hep onunla devam edeyim.

Böylece araştırmalarım sonucu daha önce de bir kez muayene olduğum Aybala Hanım’a gitmeye karar vererek birlikte kat edeceğimiz yolculuğumuz başladı. Tatlı dili, güler yüzüyle çoğu zaman biz sormadan aklımızdaki sorulara verdiği cevaplarla aydınlatıcı ve güncel bilgilerle rahat, huzurlu bir doğuma hazırlık süreci yaşadık kendisiyle.

38. haftayı tamamladıktan 3 gün sonra, bebeğim öngörülen doğum tarihinden 10 gün önce gelmeye karar vermişti. İyi ki de öyle olmuştu; çünkü birkaç gün sonra doktorumuz yurtdışında olacaktı ve biz başka bir doktor ile doğuma girmeyi hiç mi hiç istemezdik 🙂

Gece suyumun gelmesiyle hastaneye yatışım gerçekleştirildi. İnanılmaz heyecanlı ve aynı zamanda biraz da korkulu bir süreç başlamıştı bizim için. Sabah saatlerinin yaklaşmasına rağmen hiç bir kasılmam olmamıştı. Bebeğimin gelişini kolaylaştırmak için yürüyüşler yapsam, Acıbadem merdivenlerini inip çıkmaktan aşındırmış olsam da nafileydi.

Böylece doktorumuzun önerisiyle suni sancı almaya karar verdik. En çok korktuğum şeydi aslında bu ama bebeğimi en sağlıklı şekilde kucağıma almaya karar verdiğim için her şeyi göze almıştım. Bu konu ve bu süreçte en büyük destekçim tabii ki Aybala Hanım olmuştu. Azar azar artan ve sıklaşan kasılma ağrılarıyla baş etmemde hep yanımda olan, destek veren, moral depolayan, benimle birlikte hatta bazen benden fazla nefes egzersizi yapan eşim ve anneciğimi de unutamam.

Ayrıca güler yüzü ve ilgisiyle tüm ebe ve hemşirelerimize de minnettarım.
01.30’da başladığımız bu serüven, 18.00 civarında tamamlanma sinyalleri vermeye başladı.

Doğumhaneye girdik.

Seni doktor teyzen kucağıma verdiğinde hissettiğim duyguları nasıl anlatsam bilemiyorum. Yumuşacık, mis cennet kokulu, sıcacık ve kıpır kıpır ağlayarak koynumda yatıyordun oğlum. Benim duygularım, gözyaşına karışıp yanaklarımdan süzülürken, babanın o halini unutamıyorum. Göbek kordonunu kesişi…
Anlatılmaz, yaşanır anlardı hepsi.

Huzurla, mutlulukla, inanılmaz bir sevinçle, en önemlisi de sağlıkla saat 18.28’de ailemize katıldın bebeğim. Bembeyaz, minicik, çok tatlı bir bebişsin. Tüm dualarımız seninle…

Herkese tavsiye ettiğim, yine olsa gözüm kapalı tercih edeceğim doktorumuz Aybala Akıl’a sonsuz teşekkürler..

Canan Çetin
20 Aralık 2017

, , , , ,

Aybala

1976 yılında Üsküdar’da Zeynep Kamil Hastanesi’nde normal yolla doğmuş ve güzel adım Zeynep’i oradan alarak hayata başlamışım.. Orman mühendisi olan babamın mesleği nedeniyle çekirdek ailem- annem, babam, iki kız kardeşim ve köpeğimle beraber çeşitli şehirlerde büyüdük.. Bunlardan Adana’da uzunca bir süre takılıp liseyi (Adana Anadolu Lisesi – 1993) ve üniversiteyi (Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi – 1999) burada bitirdim. Tek başıma gittiğim bir İç Anadolu kasabasında (Aksaray İli Gülağaç İlçesi – 1999) ve sonra il merkezinde (Aksaray İli Merkez 2 No.’lu Nöbetçi Sağlık Ocağı – 2000) bir süre pratisyen hekimlik yaptım. Tebabet sanatına dair birçok şeyi burada pratisyenlik yaparken öğrendim diyebilirim. Ardından, eşimle beraber hayatımızı kurmak üzere İstanbul’a taşınıp (2001) herşeye sıfırdan başladık.. O bir bankaya, ben Tıbbi Danışman olarak bir medikal ajansa (2001 – 2004)… Günlerden bir gün, yıllardır beklediğim, hayalini kurduğum ihtisas yapma fikrinin ve kadın doğum uzmanı olarak yeni canların hayata gelmesine aracı olmamın artık vaktinin geldiğini farkedip, istifa ettim ve TUS’a (Tıpta Uzmanlık Sınavı) girerek Kadın Doğum İhtisası’na başladım (Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi, 2004). Asistanlık sürecime neler sığdırmadım ki; kimi üzüntüler, kimi sevinçler, iki de mucize (Damla – 2007, Tuna – 2009)… Derken, ihtisas bitti ve güzel Gaziantep günleri başladı. Benim uzak, yalnız, güzel memleketim.. Her gününü gülümseyerek, seve seve, keyifle hatırladığım mecburi hizmet günlerim, Gaziantep Şehitkamil Devlet Hastanesi (2010 – 2012).. Uzmanlık hayatımın başlangıcı, sıfırdan bir kliniğin kuruluşunun her aşamasında görev alışım, laparoskopi ateşinin içime düşüşü hep Antep’te.. Laparoskopi eğitimi almaya karar verince, Çukurova Üniversitesi’nden sayın hocam Prof Dr Mehmet Ali Vardar bana kapılarını açtı, bir aylığına tekrar okuluma döndüm, laparaskopinin ABC’sini öğrendim (2011). Ardından Fransa, Strasbourg, IRCAD / EITS.. Avrupa’da jinekolojik laparaskopi eğitiminin piri, Prof Dr Arnaud Wattiez’in kliniği (2012).. Ayrıca, Belçika’nın Leuven şehrindeki, IRCAD’a bağlı olarak eğitsel faaliyetlerini sürdüren the European Academy of Gynecological Surgery’de yine Prof Wattiez’in yönetimindeki “A-to-Z Laparoscopic Suturing Course’u da tamamladım (4-6 Kasım 2013). Laparaskopik vakaları yapıp hastaların yaşam kalitesini nasıl artırdığını, nasıl daha fazla yararlı olduğumu gördükçe, mutluluğum kat be kat artıyor.. Yeditepe Üniversitesi Perinatoloji Bölüm Başkanı olup, aynı zamanda Türk Perinatoloji Derneği’nin yönetim kurulunda yer alan ve ülkemizde perinatoloji camiasının önde gelen isimlerinden biri olan Sn. Doç Dr Oluş Api’nin nezaretinde aldığım perinatoloji (riskli gebelik) eğitimimin de altını çizmeliyim (2012).. Aynı zamanda tez danışmanım olan Sayın Oluş Api’yi her zaman minnetle anıyorum. Zaman geçip Antep dar gelmeye başlayınca, yıllardır kafamızı kurcalayan Bodrum’a taşınma defterlerini yeniden açtık. “Bodrum’da Acıbadem var da ben mi gitmiyorum” dediğimi unutmayan bir arkadaşım sayesinde yeni açılan Acıbadem Hastanesi’yle yollarımız kesişti… Sonra aldık valizlerimizi, bebeklerimizi, çiçeklerimizi, kitaplarımızı, eşyalarımızı, Antep’te bırakıp kalbimizin bir kısmını, düştük Bodrum yollarına (2012).. İşte şimdi, buradayız, Bodrum’da.. Sizi de bekleriz, ama Yokuşbaşı’nda köşeyi dönünce şaşırmayın: Yokuş başına geldiğinde Bodrum’u göreceksin. Sanma ki sen, geldiğin gibi gideceksin. Senden öncekiler de böyleydiler Akıllarını hep Bodrum’da bırakıp gittiler. Halikarnas Balıkçısı, Cevat Şakir Kabaağaçlı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Çözümü giriniz *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.