Ayten Oral – Doğum Hikayesi

07 Aralık 2018
07 Aralık 2018 Aybala
Ayten Oral

Ayten Oral

Aybala hanım ile normal Doğum candır😇

Evliliğimizin ilk gününden beri çocuk yapalım diyorduk ama çevremizdekiler evliliğinizin tadını çıkarın, hayatınızı yaşayın dedikleri için biraz bekleyelim diye düşünürken… 3 kişi neden hayatımızı yaşamayalım ki dedik ve… hamileyiiiim 🤗🤗 Eczaneden aldığım testin pozitif çıkmasına inanamadık ve hastaneye gittik. Orda da pozitif olunca mutluluktan sağır sultan duyana kadar herkesi aramışız.😜

Eve gelip hemen doktor arayışına başladık. Çoğunluğun Aybala hanımı tavsiye etmesi sonucu ilk randevumuzu aldık ve Aybala hanıma gittik. Tamam biz iyi bir doktor istiyorduk ama bu kadarını beklemiyorduk. Kapıdan girer girmez güler yüzüyle, içtenliğiyle, sıcak kanlılığıyla bizi kendine aşık etti.

İlk muayenemiz o kadar güzel geçti ki her randevumuzu iple çekiyorduk. Hamileliğim o kadar güzel geçiyordu ki zamanın nasıl geçtiğini anlamıyordum. 4. ayımız oldu ve cinsiyet öğrenme zamanımız gelmişti. Kız veya erkek sağlıklı olsun yeter desekte insan merak ediyordu tabi 😊 ve… oğlumuz olacakmış.

Günler, haftalar, aylar derken son günlere yaklaşmıştık ve ben en başından beri hep normal doğum istiyordum. Herşey istediğimiz gibi gidiyordu ve normal doğum bekleniyordu. Nişanım geldi ve sancılarım hafif hafif gelmeye başladı. Aybala hanıma hemen mesaj attım. Hiç gecikmeden cevap verdi. Güzel haber olduğunu ve sancılarım sıklaşınca hastaneye gitmemi söyledi ama bizim oğlan 2 gün hafif hafif sancılarla bizi kandırıp 3. gün ben geliyorum sinyalleri vermeye başladı.

Sabah kalktık ve hastaneye gidip gelelim diye evden çıktık ama 6 cm açıklık olunca hemen yatışım oldu. Hemşirelerin ve ebelerinde büyük yardımı sonucu artık doğuma hazırdım. Aybala hanım geldi ve doğumun başladığını söyledi. Bana her şeyin yolunda gittiğini, doğumun başladığını, istersem zaman kaybetmeden doğumun odada gerçekleşebileceğini söyledi ve tabii ki Aybala hanıma güvenimiz sonsuz olduğu için kabul ettik veee… odamızda ıkınmalara kaldığımız yerden devaaam..

Ben odada doğum olduğu için dışarıdakiler sesimi duyar diye utanarak bağırmadan ıkınıyordum 😂😂 Aybala hanım “bağırarak ıkın; uuu diye ıkınmak neymiş, aaa diye bağırarak ıkın” deyince bana tekrar güven geldi ve son ıkınmamda minik oğlum dünyamıza geldi😇

Kucağıma oğlumu verdiklerindeki duyguyu asla tarif edemem. Oğlumun sıcaklığını hissettiğim an sancımın bıçak gibi kesilmesi, sütümün gelmesi gerçekten tarif edilemez bir duygu 😍 Aybala hanımın kordonu eşime kestirmesi de gözümden kaçmadı tabii ki😎 Epiduralsiz, epizyotomisiz ve deşirürsüz normal doğumumuz gerçekleşti. Aybala hanım’a, ebe ve hemşirelerine ne kadar teşekkür etsem azdır. 😇

Doğum anında elimi bir an olsun bırakmayan, bana doğumun her saniyesinde benim çok güçlü olduğumu, bunu da başarabileceğimi, çok az kaldığını sürekli söyleyerek bana güven veren canım eşime de çok teşekkür ederim. Doğumdan hemen sonra gelen misafirleri kapıda karşılayıp kapıda uğurlamam ve Aybala hanımın güzel takibi sonucu 13 kilo alıp doğumdan 1 hafta sonra yine doğum öncesi kiloma döndüğümü de unutmamak lazım 😎

10 defa da doğum yapsam, dünyanın öbür ucuna da gitseniz ARAR BULUR YİNE SANA GELİRİM CANIM AYBALA HANIMCIM…

Ayten Oral
Bodrum, 20 Kasım 2018

 

 

, , , , , , , , , , , , , , , , ,

Aybala

1976 yılında Üsküdar’da Zeynep Kamil Hastanesi’nde normal yolla doğmuş ve güzel adım Zeynep’i oradan alarak hayata başlamışım.. Orman mühendisi olan babamın mesleği nedeniyle çekirdek ailem- annem, babam, iki kız kardeşim ve köpeğimle beraber çeşitli şehirlerde büyüdük.. Bunlardan Adana’da uzunca bir süre takılıp liseyi (Adana Anadolu Lisesi – 1993) ve üniversiteyi (Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi – 1999) burada bitirdim. Tek başıma gittiğim bir İç Anadolu kasabasında (Aksaray İli Gülağaç İlçesi – 1999) ve sonra il merkezinde (Aksaray İli Merkez 2 No.’lu Nöbetçi Sağlık Ocağı – 2000) bir süre pratisyen hekimlik yaptım. Tebabet sanatına dair birçok şeyi burada pratisyenlik yaparken öğrendim diyebilirim. Ardından, eşimle beraber hayatımızı kurmak üzere İstanbul’a taşınıp (2001) herşeye sıfırdan başladık.. O bir bankaya, ben Tıbbi Danışman olarak bir medikal ajansa (2001 – 2004)… Günlerden bir gün, yıllardır beklediğim, hayalini kurduğum ihtisas yapma fikrinin ve kadın doğum uzmanı olarak yeni canların hayata gelmesine aracı olmamın artık vaktinin geldiğini farkedip, istifa ettim ve TUS’a (Tıpta Uzmanlık Sınavı) girerek Kadın Doğum İhtisası’na başladım (Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi, 2004). Asistanlık sürecime neler sığdırmadım ki; kimi üzüntüler, kimi sevinçler, iki de mucize (Damla – 2007, Tuna – 2009)… Derken, ihtisas bitti ve güzel Gaziantep günleri başladı. Benim uzak, yalnız, güzel memleketim.. Her gününü gülümseyerek, seve seve, keyifle hatırladığım mecburi hizmet günlerim, Gaziantep Şehitkamil Devlet Hastanesi (2010 – 2012).. Uzmanlık hayatımın başlangıcı, sıfırdan bir kliniğin kuruluşunun her aşamasında görev alışım, laparoskopi ateşinin içime düşüşü hep Antep’te.. Laparoskopi eğitimi almaya karar verince, Çukurova Üniversitesi’nden sayın hocam Prof Dr Mehmet Ali Vardar bana kapılarını açtı, bir aylığına tekrar okuluma döndüm, laparaskopinin ABC’sini öğrendim (2011). Ardından Fransa, Strasbourg, IRCAD / EITS.. Avrupa’da jinekolojik laparaskopi eğitiminin piri, Prof Dr Arnaud Wattiez’in kliniği (2012).. Ayrıca, Belçika’nın Leuven şehrindeki, IRCAD’a bağlı olarak eğitsel faaliyetlerini sürdüren the European Academy of Gynecological Surgery’de yine Prof Wattiez’in yönetimindeki “A-to-Z Laparoscopic Suturing Course’u da tamamladım (4-6 Kasım 2013). Laparaskopik vakaları yapıp hastaların yaşam kalitesini nasıl artırdığını, nasıl daha fazla yararlı olduğumu gördükçe, mutluluğum kat be kat artıyor.. Yeditepe Üniversitesi Perinatoloji Bölüm Başkanı olup, aynı zamanda Türk Perinatoloji Derneği’nin yönetim kurulunda yer alan ve ülkemizde perinatoloji camiasının önde gelen isimlerinden biri olan Sn. Doç Dr Oluş Api’nin nezaretinde aldığım perinatoloji (riskli gebelik) eğitimimin de altını çizmeliyim (2012).. Aynı zamanda tez danışmanım olan Sayın Oluş Api’yi her zaman minnetle anıyorum. Zaman geçip Antep dar gelmeye başlayınca, yıllardır kafamızı kurcalayan Bodrum’a taşınma defterlerini yeniden açtık. “Bodrum’da Acıbadem var da ben mi gitmiyorum” dediğimi unutmayan bir arkadaşım sayesinde yeni açılan Acıbadem Hastanesi’yle yollarımız kesişti… Sonra aldık valizlerimizi, bebeklerimizi, çiçeklerimizi, kitaplarımızı, eşyalarımızı, Antep’te bırakıp kalbimizin bir kısmını, düştük Bodrum yollarına (2012).. İşte şimdi, buradayız, Bodrum’da.. Sizi de bekleriz, ama Yokuşbaşı’nda köşeyi dönünce şaşırmayın: Yokuş başına geldiğinde Bodrum’u göreceksin. Sanma ki sen, geldiğin gibi gideceksin. Senden öncekiler de böyleydiler Akıllarını hep Bodrum’da bırakıp gittiler. Halikarnas Balıkçısı, Cevat Şakir Kabaağaçlı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Çözümü giriniz *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.