Yeni Bir Doğum Hikayesi – Mehtap Özgün

2014 Şubat’ı, Bodrum’u bilirsiniz öyle aman aman soğuk yapmaz, biraz eser biraz gürler o kadar… Ama ben hep üşürüm nedense..

 

Neyse, yine o soğuk olmayan günlerin birinde, iş yerinde dışarıya sigara içmeye çıkmıştık, iş arkadaşımla dertleşirken regli olmadığımı söyledim. Benden çok sevinen ve en yakın arkadaşlarımdan biri olan Gökben (bu arada Gökben dünyalar iyisi bir insan ve sırdaşım) dedi ki, hadi hemen test yaptırmaya gidiyoruz! Meraktan ölüyoruz ikimiz de…

 

Sen işi gücü bırak koştur eczaneye, test almaya. Neyse aldık testi koştuk eve, yaptık yapmasına da sonuçtan emin olamadık. Ben ona acaba pozitif mi, o bana acaba pozitif mi derken soluğu yine eczanede aldık. Eczacının surat ifadesini hiç unutmayacağım, sanırım hayatında ilk defa biri ona gidip sonuç pozitif mi acaba diye sormuştur.

 

Neyse sonucu öğrendikten sonra en önemli konuya gelmişti sıra. Doktor…

 

Çok sevdiğim bir arkadaşımın memnun kaldığı doktoru geldi aklıma, ancak bir yandan da frekansımız tutar mı, hamilliğim boyunca doğacak sorularımın cevapları içime sinecek miydi gibi sorular, bende dolanıp durmaya başladı. Neyse ilk randevumuzu aldık gitmeye başladık, ancak içime sinmeyen adını koyamadığım bir nedenden dolayı doktor arayışına devam ettim. Derken iş yerindeki arkadaşlarım bana mucize kadını önerdiler. Mucize kadın kim mi, tabii ki de ailemizin doktoru Aybala Hanım. Ona gitmeye başladığımda kafamdaki tüm taşlar yerine oturdu, tamam dedim, işte benim doktorum.

 
Neyse beşinci ay, altıncı ay derken son aylara geldikçe bu sefer de doğumu nasıl yapacağım konusu gündeme geldi. En büyük sorulardan biriydi benim için ve cevabını mucize kadın verdi. Beni normal doğum için cesaretlendirmeye başladı. Sen gayet dayanıklısın ben biliyorum ki sen en az 8-9 santim açılmayla gelirsin, çok kolay olur senin doğumun diye diye günler, haftalar derken aylar geçti ve son hafta geldi çattı.

 

Son kontrolde bizim mucize kadın demez mi ben üç gün konferanstayım sakın doğurayım deme…Aldı beni bir korku.. Hiç unutmam üç gün boyunca aman oğlum, aman kuşum bak 19’unda gelecek doktorumuz sakın aksiyon yapma bize diye diye geçti.

 

Oğlum resmen Aybala Hanım’ın gelişini beklemişti. 19 Ekim Pazartesi günü Aybala Hanım iş başı yaptı ve ben kendisini sabahın köründe biz geliyoruz diye aradım. Beni sanki ilk defa doğum yaptıracakmış gibi heyecanla karşılamasını hiç unutmayacağım. Benimle birlikte o heyecanı yaşaması, benimle birlikte bir de eşimi doğuma hazırlaması bizim için unutulmaz hatıralar.

 

Doğumhanedeki o tatlı koşuşturma, o mucizenin dünyaya geliş anındaki duysusal anlar, o sırada herkesin heyecanla bekleyişini gözlemlemek…ve o ağlama sesi.. İyi ki diyorum beni cesaretlendirmiş. Yoksa böylesine bir mucizeye nasıl tanık olabilirdim? Hasteneden çıkarken çantamda bu unutulmaz hatıraları nasıl biriktirebilirdim?

 

Ailemizin mucize kadını Aybala Hanım, seni çok seviyoruz, sana ve o muhteşem güler yüzlü ekibe ve tüm Acıbadem çalışanlarına sonsuz teşekkür ediyoruz.

 

Mehtap Özgün

12 Ocak 2016

 mehtap-coskunmehtap-coşkun2

25,005 toplam görüntüleme, 3 (bugün)

Yorum gönder

Eposta adresiniz yayınlanmayacak.

Çözümü giriniz *