Songül Ağacanoğlu – Doğum Hikayesi

Bu yazıyı okumakta olan sevgili anne adayı, hamile olduğunu öğrendiğin andan itibaren mutluluk, huzur, huzursuzluk, endişe, heyecan gibi duyguların tümünü aynı anda hissediyorsan bundan daha normal bir durum olamaz bence.

Oldukça huzurlu bir hamilelik geçirmeme rağmen doğumun normal yollarla gerçekleşeceği düşüncesi içten içe beni korkutuyordu. Aslında korkudan ziyade endişe demeliyim. Sonuçta hayatımda daha önce hiç yaşamadığın mucizevi bir olayı yaşayacak ana kahramanlardan birisi oluyordum. Ayrıca endişeleniyoruz diye doğuramayacak değildim ya 😉 (Kendi olumlamam).

Hamilelik sürecimde günlük olarak yaptığım ve kendimi çok iyi hissettiren şeylerden kısaca bahsetmek gerekirse şunları aktarabilirim. (Fiziksel aktiviteler asla tavsiye niteliğinde değildir. Her şeyi doktorumuzun bilgisi dahilinde yaptım). Öncelikle doğuma odaklanmadım. Çünkü yaklaşık 1 yıl sürecek bir zaman aralığını bebeğim ve kendim için keyifli geçirmek varken doğuma odaklanıp gereksiz bir zihinsel yorğunluğu taşımak istemedim. Bol bol yürüyüş yaptım, yüzdüm. Tabii doktorumuza danışarak ve dikkat ederek. Mümkün olduğunca yoga yaptım. Buna ek olarak doğum için tekrarladığım olumlamalar da kendimi gerçekten iyi hissetmemi sağladı. (Hastanede ebelerin vermiş olduğu doğumla ilgili yardımcı kurslara da katıldım. Herkesin gitmesi gerektiğini düşünüyorum. Gerçekten çok faydalı olduğuna inanıyorum. Derslerden sonra motivasyon olarak kendime daha çok inanmaya başlamıştım). Bol bol kitap okudum. Hamilelik veya bebekle ilgili kitaplar değildi. Günlük okuyabileceğim hikaye veya romanlar. Bunun yanında güzel müzikler dinledim. Genelde Chill – Out, bir o kadar da Tarkan. 😉

Son ayda sık sık tuvalete gitme durumu ve geceleri rahat uyuyamamak derkeeen bir gün akşam saat 6 gibi bir sancı geldi, bir saat sonra 2. sancı ve bu sancıdan sonra her 5 dakikada bir gelen sancılar. Saat 10 gibi nişanım geldi ve Aybala hocam’a haber verdim. İlk aşamada sancılar düzenli olunca hastaneye gidip NST çektirmemi söyledi. Gece 3’te hastaneye gittik ancak yalnızca 1 cm’lik açılma vardı. Hastanede beklemek istemedim ve eve döndük. Sabah 9 gibi tekrar hastaneye gittik. Yatış işlemlerimizi yaptırdık açılma daha 5 cm’di.

Aybala Hocam ve ebemiz sürekli kontrollerinde beni motive etmeye çalışıyorlardı ancak saat 11.00 gibi epidural istedim çünkü sancılar bütün gücümü almıştı. Aybala hocam 2 saat daha dayanırsam epidural almama gerek kalmayacağını söyledi ancak sancılardan dolayı bitkin düşmüştüm ve iğne oldum. Artık sancıları hissetmiyordum, biraz da olsa dinlenmiştim ve açıklık 9 cm’e ulaşmıştı. Saat 13:30 gibi doğumhaneye gittik. 14:10’da Aybala hocamız, sevgili ebemiz ve hemşirelerimiz sayesinde şükürler olsun meleğimizi sağlıklı bir şekilde kucağıma aldım ve doğum normal yollarla gerçekleştiği için sütüm hemen geldi. Aç kalma durumu yaşamadık.

Tüm annelerin söylediği gibi ‘Kucağına alınca her şeyi unutuyorsun’! Ne sancı hatırlıyorum ne de başka bir şey. Sadece bize gönderilmiş ve sanki zaten her zaman bizimleymiş gibi hissettiğim meleğimize kavuşmamın sevinci kaldı aklımda.

Bizim hikayemizin özeti bu kadar. Yalnız kilometrelerce öteden gelen Halacığım hariç benim ve eşimin ailesi çoook uzakta olduklarından hamilelik ve doğum sürecinde isteseler de yanımızda olamadılar. Aileniz uzaktaysa size iyi gelecek tek kişi gittiğiniz Doktor oluyor. Bu tip durumlarda sanırım Doktorunuzun önemi daha da artıyor. Bize her zaman moral veren ve normal doğuma soğukkanlılıkla hazırlanmamı sağlayan sevgili Aybala hocamıza ve ekibine sonsuz teşekkür ediyoruz.

Not: Doğuma eşlerinizi de alın! 😉

 

Songül Ağacanoğlu

9 Mayıs 2017

Songül Ağacanoğlu
Songül Ağacanoğlu

IMG-20170509-WA0002 IMG-20170509-WA0003

28,695 toplam görüntüleme, 13 (bugün)

Yorum gönder

Eposta adresiniz yayınlanmayacak.

Çözümü giriniz *