Ruken KAYA AY – Doğum hikayesi

Dokuz ay önce çift çizgiyi görmenin heyecanıyla başladı bu serüven, kalp atışlarının ilk kez duyulmasıyla da tarifsiz bir mutluluğa dönüştü. Varlığıyla daha ilk günden hayatımızın merkezine kurulmuştu bebeğim.

 

Bulantı, aşerme, halsizlik gibi sıkıntıların olmadığı şanslı bir hamilelikti benimki. Duygusal devinimlerim olmadı pek ama dünyanın en güzel varlığını taşımanın verdiği o özel his ve onun verdiği sakinlik yaşadığım en belirgin duyguydu. Daha sağlıklı ve düzenli beslenmeye başladım, canımın  istediği şeylerin tadına baktım, zararlı olabilecek birçok şeyi çıkardım hayatımdan. Hemen hemen her gün 40-45 dakikayı bulan yürüyüşler yaptım temiz havada eşim ve köpeğimiz eşliğinde. Yazın bol bol yüzdüm.12 kiloyla tamamladım hamileliğimi.

 

Doğuma dört hafta kala Acıbadem Hastanesi’nin doğuma hazırlık eğitimine katıldım, bir iki kere de yoga yapma imkanı buldum. Bir çırpıda geçen sekiz aya nazaran dokuzuncu ay geçmek bilmiyordu. Heyecanlıydım, özlüyordum, merak ediyor ve bir an evvel kucağıma almak için sabırsızlanıyordum.

 

Nihayet kavuşma anı yaklaşmıştı, 24 Aralık gecesi saat 01.00 civarında karnımda küçük bir sancıyla uyandım, küçük küçük sancıların sonucunda sabah nişanın geldiğini gördüm. Doktoruma haber verdim, gün içerisinde iletişimde olacağımızı söyledi. Kahvaltı yaptım, duş aldım, son hazırlıklarımı yapıp eksiklerimi tamamladım. Gün içerisinde gelen sancıları eğitimde öğrendiğim nefes egzersizleri ve kalça hareketleri sayesinde uzaklaştırabildim. Akşam saatlerinde sancıların şiddeti artmasa da sıklığı artmıştı. Doktorum gel demiş ve biz de yola koyulmuştuk. NST’ de sancılar gümbür gümbürdü, ebenin muayenesiyle de doğumun başladığını öğrendik.

Bebeğim geliyordu ve onu bekleyen kalabalık bir ekip vardı.

 

Doktorum da gelmişti, doğumdan önceki o küçük sohbet bile bu yola onunla çıkmış olmanın haklı gururunu yaşattı yeniden. Odada ya da  doğumhanede olarak sunulan teklife “doğumhane” cevabını vermiştim. Ama doğum sandalyesini gördüğüm ilk an içim ürperdi, birazcık korkmama rağmen uzaklaştırdım o duyguyu. Çünku bebeğimle kavuşma heyecanı her şeyin önüne geçmişti.

Eşim de yanımdaydı, hazırdık çokça heyecanlıydık, birbirimizi ve oğlumuzu seviyorduk.

 

Kendimi doktorumun güvenli ellerine bıraktım. Doğum sürecinde algılarım çok açıktı, hiçbir detayı kaçırmak istemiyordum. Çok başarılı yönetilen bir süreç ve birkaç ıkınmadan sonra bebeğim kucağımdaydı. Açtı gözlerini baktı bana, babasına, hoş geldiği dünyamıza. Upuzundu kirpikleri, ıslaktı; benimkiler de ıslandı.Gözlerimden yaşlar akarken zamanda sonsuzluğu yaşıyordum, bana dokunduğu o minicik ellerini tutarak öylece kalabilirdim. Zaman durabilirdi artık, sonsuzluktaydım ben, sonsuz mutlulukta.

 

On dokuz dakika süren bu mucizevi deneyim bir ömre bedeldi. Yavrumun hayata geliş mücadelesine tanıklık etmiştim. Dudaklarından dökülecek her şeye “evet” diyebilecek güveni veren biricik doktorum Aybala Akıl bu zor ve bir o kadar da özel mucizemin destekçisi, yardımcısı ve şahidi olmuştu. İyi ki varsın, her şey seninle daha da güzelleşti.

 

Ruken KAYA AY

25 Mart 2017

Ruken Kaya ay

32,020 toplam görüntüleme, 3 (bugün)

Yorum gönder

Eposta adresiniz yayınlanmayacak.

Çözümü giriniz *