Kevser Tabak – Doğum Hikayesi

En enteresan doğum hikayesidir herhalde .. 😀

    20 yaşımda eşimle tanıştım.. 8 yıldan sonra eşimin ‘artık çocuk yapalım’ baskısı üzerine çocuk yapmaya karar verdik 🙂

    Neden 8 yıl beklediniz ya da bekliyorsunuz diye soranlara cevabım hep şu oldu;

    Birincisi bütün yaşamım ve çocukluğum ailedeki bebeklerle ve kardeşlerimle ilgilenip eğitmekle geçti. Aşırı anaç, pimpirikli ve korumacı ruhlu olduğum için onları sonsuza kadar kanatlarımın altında tutmaya çalışıyorum. Biraz fazla bunaltmış yada bunaltıyor olabilirim ama ben başak burcu kadınıyım 🙂 Bu sürecin hiç bitmeyeceğini, hep daha fazla neler öğretebilirim diye ömrüm boyunca kendimi yiyeceğimi biliyorum. Hal böyle iken kendi çocuğum konusunu düşünmek beni daha da telaşa sokuyordu. Şimdiki ortama, eğitim sistemine bir çocuk dünyaya getirme sorumluluğuna aşırı karşıydım. (Aslında hala öyleyim ama bebeğimin kokusunu aldıktan sonra işler çok değişti ;))

    Ya Allah deyip, karar verdikten sonra 6 ay bebek bekleme sürecinde kaldık. Hormon testleri, folik asitler, muayene derken doktor araştırmaya başladım. Hem Bodrum, hem Kuşadası, hem Çeşme’de aynı anda yaşamaya çalışan biz (eşim mimar olduğu için her yerde olabiliyoruz); internette Aybalamın röportajını okuduk. O kadar samimi ve içten geldi ki, direkt kararımızı verdik. Bu arada hamile olduğumu öğrendim. Tabii 6 aylık bir süreçten sonra 4 gebelik testi, bir de kan tahlilinden sonra koşarak Aybala Hanım’a gittik…

      Ben elimde kan tahliliyle ağlayarak cümbür cemaat (anne, baba, ablam, teyzemiz ve eşim) Aybala Hanım’ın odasına girdik. O kadar sıcak ve samimi karşıladı ki; bir an aileden birinin yanına sığınmış gibi hissettim kendimi. Hani insanın en duygusal anında birinin çıkıp iyi misin dediğinde gözler daha çok dolup taşar ya.. Bende patlama oldu 🙂

      Hemen ultrasonla bakalım dedi. Karşımızda düğme kadar bir nokta.. Minicik.. pıt pıt kalp sesleri.. Hepimiz tutamadık tabii kendimizi..

      Kan tahlilleri vs derken herşey yolundaydı. Bana hemen özel telefon numarasını verdi. Gece gündüz ne olursa olsun dertleşmek için bile arayabilirsin dedi. Çok mutlu oldum. Doktor olarak değil de, bir abla, kardeş gibi herşeyimle ilgilendi.

     Bu arada bazen 15 günde bir, bazende 3 hafta da bir kontrollere gittik. Gittik derken; onun için Kuşadası’ndan, Çeşme’den koşarak gittik. Her gittiğimizde bizi kucakladı, ultrasondaki bebeğimizle sohbetler edip, her karesini sevdi..

     Doğumum yaklaştıkça biz doğum programları yapmaya başladık. Suda, klasik müzik ve mumlar eşliğinde odada doğum yapacaktım. Epidurale kesinlikle karşıydım. Hele ki çatal olayını düşündükçe soğuk soğuk terliyordum. O kadar doğum videoları, doğum hikayeleri karşıma çıkmasına rağmen kendimi amazon gibi hissediyordum. Hiç bir şeyden korkmuyordum.

  1. haftamda Bodrum’daki evimizde ailecek kuluçkaya yatıp doğumu beklemeye başladık. Bu arada hastane için 4 bavul çoktan hazırdı.. Süslemeler için hazırlananları saymıyorum bile 🙂 39+4 de akşam 9 civarlarında hafif bir sızıntı hissettim. Koşarak tuvalete gittim. Bir an idrarımı kaçırdığımı sandım. Aybalamı aradığımda ‘hemen hastaneye git ebe seni karşılayacak bir baksın, suyun geliyor olabilir’ dedi. Ben ağlayarak hazırlanmaya başladım. (Bu arada böyle bir durumda kesinlikle lohusa külodu giyin çünkü benim çok işime yaradı) düğüne gider gibi makyajımızı yapıp, süslenip püslenip hastaneye gittik 😉 gittik diyorum eşimin ailesi son ana kadar hep yanımdalardı. Hiç bir şekilde yalnızlık hissetmedim. (Onları çok seviyorum)

Beni hemen acil bölümündeki bir odaya aldılar. Yatağın kenarına geldiğim anda suyum boşaldı. Ben gülmeye başladım. Hahaha her yerim ıslanmadı edasıyla (yaşasın lohusa külodu :))))

Nst’den bakıldığında sancım yoktu. Açılmam çok azdı. Aybalamla telefonda konuştuğumuzda, ilk doğumlar uzun sürer, yarın öğlen görüşürüz dedi. Bizi suit odaya aldılar. Sancıları beklemeye başladık. Bu arada su havuzunu nereye koysak, doğum anında hangi besteyi dinlesek derken Aybalam suyun sancıdan önce geldiği için suda doğum enfeksiyon kapması açısından artık olamaz dedi. Tabii bütün hayallerim çöp oldu. Doğumdan çok çatala yatmak beni ürküttüğü için bütün amazonluğum yerle bir oldu..

Saat 1 gibi sancılarım başladı. Sürekli nst çekiliyor, sancılarım ve açılmalarım kontrol ediliyordu. Diğer zamanlarda klasik müzik eşliğinde pilates topunda daireler çizip arkasından sıcak duşa giriyordum. Bu sancıların ertesi güne kadar süreceğini sandığım için, saat 2 gibi ne kadar karşı olsam da, epidural yapın diye haykırdım. Koşarak gelip epidural yaptılar. Fakat o kadar ani açılmam oldu ki hiç bir şekilde fayda etmedi. Saat 3 gibi yerlerde sürünmeye başladım. Kendimi yerlerde sürünürken görünce; ben bu hale gelecek kadın mıydım deyip; BAYILTIN BENİİİİİİ diye bağırmaya başladım. Bu arada doğum için yarın öğleden sonra görüşürüz denilince, ben yarına kadar bu ağrıyla baş edemem deyip; BAYILTIN BENİİİ, SEZERYANA ALIN BENİİİİ diye haykırmaya başladım..

Kısacası neye karşıysam hepsini bir bir isteyerek yaptım.. Aybalam’ı çağırdılar.. saat 3 buçuk gibi koşa koşa geldi. Beni muayene ettikten sonra sezeryan için defalarca emin misin diye sordu. Seni kesmek istemiyorum yapabilirsin, az kalmış dese de söyledikleri umrumda bile değildi. Apar topar beni sedyeye yatırıp ameliyat odasına koştur koştur götürdüler.. Her sancı girdiğinde BAYILTIN BENİİİİ diye haykırdım…

     Ameliyathaneye eşimi almadılar. O an da zaten gözüm birşey görmediği için sorgulayamadım bile. Kara bir tahtanın üzerine yatırıldım. Bu arada hala kulaklarımda ‘Emin misin? Yapabilirsin? Lütfen ıkınmayı dene!!’ Sesleri çınlıyordu. Biri elimi tutmuş narkozu nerden yapsam acaba? Burdan mı, yoksa şuradan mı diye beni incelerken; ‘nereden yaparsan yap bayıltın beni’ diye bağırdığımı hatırlıyorum. Meğer açılmam tamamlanmış doğurmak üzereymişim. Aybalam beni oyalamış 🙂 O sırada Kevser sezeryan artık imkansız, bebeğinin kafasını görüyorum. Mecbur doğuracaksın, hemen ıkınmaya başla!’ dedi. Soğuk ameliyat odasında, kara tahtanın üzerinde tutunabileceğim birşeyler yerleştirdiler ellerime.. Herkes panik halde ama sanki Aybalam orkestra şefi, diğerleri de apar topar enstürmanlarını akord ediyor gibi. Odanın buz gibiliği bir yana, o samimiyetin sıcaklığından üşümeyi hissetmiyorsun gibi..

      Bilmediğin şeyden korkarsın derler ya.. cidden doğruymuş. Korkumdan mı, panikten mi, ıkınmaya çalışırken beynime oksijen gitmemesinden mi bilmiyorum 2 kez anlık bayıldığımı hatırlıyorum. Her ikisinde de beni sarsan Aybalam’ın ‘Kendine gel! Bebeğin geliyor’ demesiyle uyanıyorum. Bana ıkın diyor ama ıkınamıyorum, ıkınmayı bilmiyorum.. Olmuyor diye ağlamaya başlıyorum.. En sonunda karnıma bastırarak ‘karın kasını kullanarak kolumu it’ demesiyle bende ampül yanıyor. (Pilatesin faydaları. Tabiki karın kasımı kullanmayı biliyordum. Buradan pilates hocama sevgiler..) Karın kasımla karnımın üzerindeki o narin kolun yaptığı baskıyı itiyorum ve bebeğim bi anda göğsümün üzerine koyuluyor.. Bu kadar mıydı diyorum.. Bunca korku, panik, bağırtılar… Hepsi bir karın kullanmaya mı bakıyordu diyorum.. Şaka gibi doğumum sancılarımın başlamasıyla tam 3 saat sürdü. Bebeğim göğsümdeyken saat sabaha karşı 4:07 idi.. Ne hayallerle geçirdiğim 9 ayın sonunu; koskaca hastanede en olmaması gereken yerde kara tahtanın üzerinde doğurdum. Önemli mi? Tabii ki değil.. Yanımda Aybalam vardı..!

    Doğumda eşim yanımda olamadı. Ama doğururken hemşire eşimi hazırlamış apar topar.. canımm kötü birşey oldu diye ödü kopmuş. Bebeğim göğsümdeyken içeri girdi ve kordonunu kesti. Muhteşem bir andı..

     Doğumdan sonra Aybalam’la konuştuğumuzda, ‘seni zaten kesmezdim. Açılman tamamlanmamıştı ben destekledim’ dedi. ‘Eğer seni sezeryan yapsaydım vicdan azabı yapardım’ dedi. Onun yerinde başka bir doktor olsaydı onca hengameyi, stresi, dil dökmeleri, kan ter içinde beni motive etmeyi, onca uğraşı göze almayıp hemen sezeryan yapardı.

      Onunla o anları tekrar tektar yaşayabilmek için defalarca doğurabilirim. Bırakın Çeşmelerden, Kuşadalarından, İzmirlerden sürekli kontrollere gitmeyi, Fizan’da bile olsam yine ona koşarım..

 

KEVSER TABAK

FASHION DESIGNER & BRAND MANAGER

LASALLE INTERNATIONAL ACADEMY

IMG-20170303-WA0007

31,526 toplam görüntüleme, 2 (bugün)

Yorum gönder

Eposta adresiniz yayınlanmayacak.

Çözümü giriniz *