Gözde Semerci Atıcı – Doğum Hikayesi

Normal doğumu çok istediğim için internetten de araştırdığımız kadarıyla Aybala Akıl doktorumuza gitmeye karar verdik.. İyiki de bu kararı vermişiz; çok şükür bu süreçte her daim yanımızdaydı ilk günden son güne kadar. Her gittiğimizde güler yüzle karşılar, bebeğimizin gelişimi hakkında içimizi rahatlatırdı; eşimin ve benim kafamızdaki soruları biz daha sormadan cevaplar ve açıklardı ve bu benim ve eşimin hoşuna gidiyordu. Doğum yaklaştıkça normal doğum hakkında bizi bilgilendirdi bu süreçte bana “hypnobirthing” kitabı önerisinde bulundu. Kendimi hep ona göre hazırladım; korkmamam için beni hep cesaretlendirdi, hatta hamileliğimin 36. hafta kontrolüne gittiğimizde ayakkabıyı kendim giyerken gördüğünde ‘sen hala ayakkabıyı kendin mi giyiyorsun, çoğu gebe hareketsizlikten bu haftalarda giyemiyor ayakkabısını’ dedi; gerçi bu süreçte 9 kg almıştım,  o yüzden de daha rahat hareket edebiliyordum.

  1. ve 38. haftalarda hastanemizin ebeleriyle ve Aybala doktorumuzla haftada bir kez normal doğum eğitimi yapılması bizi ebelere, hastaneye, doğumhaneye ve doğum egzersizlerine hazırladı. Kısacası doğuma hazırladı. O yüzden doğuma geldiğimiz gün hiç yabancılık çekmedik.

4 Aralık 2017 tarihinde 38 hafta 5 günlük iken; biz daha doğuma zaman vardır diye düşündüğümüzden, akşam bilgisayarda son mimari proje işlerimizi hallediyordu. Eşimle o gece saat 2’ye kadar çizim yaptık. Saat 2:30 sularında hafif bir sancım başladı.. Eşim yalancı sancı diye umursamadı çünkü ara ara yalancı sancılarım oluyordu, fakat sancılarım öncekilere göre daha şiddetli idi. Doktorumuz sancımız olduğunda ılık duşa girmemizi eğer yalancı sancı ise duştan sonra geçeceğini söylemişti. Duştan çıktım fakat sancım hala geçmiyordu, bir yandan saçımı kurutup giyinirken eşime de hazırlanmasını söyledim. Bebeğin çoğu eşyasını önceden arabaya indirmiştik son hazırlıkları yapıp eşyaları alıp saat 5  sularında evden çıktık. Yalancı sancı olma ihtimaline karşılık aile büyüklerimize haber bile vermemiştik. Saat 6’ya doğru hastaneye varırken yolda sancılarım 5 dakikada 1 sefere kadar sıklaşmıştı. Acilden giriş yapıp nöbetçi ebenin gelmesini bekledik, o esnada NST’ye bağlandım.

5 dakikadan da sıklaşmıştı artık sancılarım. Sancı şiddetim ise yükseliyordu. Ebe geldi ve artık doğumun başladığını söyleyince ailelerimize haber verdik ve hastanede bize hazırlanan odamıza geçtik.

Doktorumuza haber verildiği ve hemen geleceği söylenmişti bize, o gelene kadar sancı geldiğinde sancımı kullanıp nefesimi karnımda şişirip bebeğin aşağıya yönlenmesi için çalışmalara ebe ile başlamıştık. Pilates topu üzerinde hareketleri beraber yaptık. Saat 8’e doğru doktorumuz geldiğinde muayene yaptığında her şeyin normal olduğunu, açılmanın 3 cm olduğunu söyledi. Sancılarımızın ve kasılmalarımızın bizim en önemli avantajımız olduğunu, bunları doğru kullanıp açılmayı ve doğumu kolaylaştırmamız için doğru nefes egzersizlerini muhakkak yapmamızı söyledi. Ağrılarımı azaltacak, kasılmalarımı düzenleyecek hareketlerle egzersiz hareketlerini beraber yapacağımızı söyledi ve kendisi benim tüm sancılarımda yanımda idi. Bu süreçte kendisine güvencimiz tamdı, söylediği hareketleri elimden geldiğince yaptım; biliyordum ki bu sancılar kasılmalar doğru yönlendirilirse doğumum o kadar kolay olacaktı. Sadece kocamın, ebenin ve doktorun olduğu loş ışıklı bir odada rahatlatıcı müzikler eşliğinde gerekse pilates topu, gerekse cimnastik matı üzerinde , yatağın kenarında, sandalyenin üzerinde onlarca egzersizle  her kasılmam da hem ağrılarımı hem sancılarımı kontrol altına almıştık. Saat 9:15 sularında açılmam 9 cm’i geçmişti.. Doktorumuz artık biraz dinlenmemi ve artık doğumhaneye geçme vaktimizin geldiğini anlattı. Hala inanamıyorduk, bize söylenen 8-9 saat süren sancılı durumu yaşamamıştık. Bir yandan artık gücümün kalmadığını düşünmeye başlasam da, artık doğumun gerçekleşeceğini farketmiştim. Odada yarım saat gibi bir süre eşim ve ebe ile beraber geçirdim. Hatta Aybala hanım bir hareket sonrasında 10 dakika kadar uyuyabileceğimi  söyledi ve dediği gibi yaklaşık 10 dakika derin bir uyku haline girdim. Ailem dışarıda bekliyordu ki bu süreçte böyle daha rahat hissetmiştim; yanımda eğer annem olsaydı bu süreçte daha duygusal olabilirdim.

Saat 9:50 sularında doğumhaneye naklimiz oldu.  Artık sancılarım 2 dakikada 1’e düşmüştü. Nefes egzersizlerime hiç ara vermemeye çalıştım. Doğum koltuğuna geldiğimde ise bana doktor hanım sırt üstü değil dizlerimin üstünde pozisyonda durmamı söylediğinde çok şaşırmıştım; doktorumuz ağrının bu pozisyonda kontrol altına alındığını ve daha az ağrılı olacağını söyledi. Artık gücüm kalmıyordu ve her sancı beni sarsıyordu. Doktorumuzun söylediği gibi dizlerimin üzerinde ellerim koltuğun tutma yerlerinden sımsıkı tutarak, sanki diz çökmüş oturur gibi idim; eşim de destek amaçlı ellerimden tuttu. Doktorumuz hazırlıklarını yaptı.. Açılmanın tamam olduğunu, artık ıkınma vakti geldiğini, her sancıda tek ve güçlü ıkınmalar ile bebeği itmemi söyledi. Ağrıdan ziyade hem uykum vardı hem de aşırı derecede güçsüzlük hissettim. Zaman zaman tükendiğimi yapamayacağımı düşünmeye başladım. Doktorumuz bebeğin artık kanalda olduğunu, saçının bile göründüğünü, sezaryanlık bir durum olamayacağını, tek uzun güçlü ıkınma ile devam etmemi, bebeğin kesiğe bile gerek kalmadan bu şekilde sıkıntısız doğacağına bizi telkin etti. Tekrardan son kez gücümü toplarken sıcak tamponu rahim ağzına koyarak hem yırtık ihtimalini hem acılarımın azalacağını söyledi. Ikınırken biraz daha sakinleşmiştim. Son kalan gücümle yastığı ısırdım; eşim ellerimden asıldı. Koltuğu tüm gücümle tuttum ıkındım. Doktorun eliyle bebeğin kafasını yönlendirdiğini çıkardığını hissettim; saat 10:24’de doktorumuz bebeği bana kucağıma verdi ve ben hala doğurduğuma inanamıyordum. Ben hariç herkes ağlıyordu. Ben şokta ağlayamadım, bebeğime baktım sağlıklıydı. Göbek kordonu hala bana bağlıydı, çok değişik bir duyguydu; çok şükür bebeğimize sağlıkla kavuşmuştuk. Sonra doktorumuz göbek kordonunu eşime kestirdi. Çocuk doktoru bebeğimizi kontrole geldi. 2730 gr erkek bebeğimiz sağlıklı bir şekilde dünyaya gelmişti. Bebeği ve eşimi bebek bakım odasına gönderdiler. Benim yavru zarlarımda kısa bir sürede alındıktan sonra artık her şey dikişsiz kesiksiz sonlanmıştı.

Bu süreçte doktora güvenin çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Bu güven olmasaydı o egzersizler, hareketler,  doğum pozisyonunu bile yapabileceğimi düşünemiyordum. Tüm söylediklerini yaparak kesiksiz, dikişsiz, ağrısız bir doğal doğum yaptım. Tüm ilgisi, desteği, bu güveni bize sağladığı için sonsuz teşekkürler;  iyiki varsınız…  Allah’ıma şükürler olsun, Allah isteyen herkese benim gibi rahat bir doğum sağlıklı bir bebek nasip etsin. Doktorumuza ve doğum ekibi ebelerimize çok teşekkür ederiz.

Gözde Semerci Atıcı

4 Aralık 2017, Bodrum

25,121 toplam görüntüleme, 8 (bugün)

Yorum gönder

Eposta adresiniz yayınlanmayacak.

Çözümü giriniz *