Demet Çelik Çalı – Doğum Hikayesi

Fındıklı Kurabiyemden Sürpriz Var !!!

Demet Çelik Çalı

Evliliğimizin ikinci senesiydi ve artık çocuk sahibi olmak istiyorduk. Eşim de bende çocukları çok severiz; biraz çocuk ruhluyuz belki de ondandır. Çocuk sahibi olmaya karar verdiğimiz ilk andan itibaren benim için en önemli şey doktorumun kim olacağıydı. Ben çok evhamlı, detaycı ve samimiyete önem veren birisiyimdir. Karşımdaki kişide samimiyet güleryüz olmalıdır. Normal doğum yapmak istiyordum.

Araştırmalarım sonucunda doktorumu bulmuştum; iyiki de bulmuşum. Tabii ki ilk gördüğüm anda yüzündeki kocaman gülümsemesi, sımsıcak bakan güzel gözleriyle kendimi evimde hissettiren Aybala Hanım’dan başkası olamazdı. Eşimle Aybala Hanım’ın kapısında sıramızın gelmesini beklerken etrafta hamileler, yeni doğum yapmış bebekleriyle gelen anneler vardı. Onları izlerken Allah’a hep dua ettim ben de böyle bu mutluluğu yaşayabileyim diye. İkimiz de çok heyecanlanmıştık. Sıra bize geldiğinde kapıda bizi gülen gözleri ve sımsıcak karşılamasıyla Aybala Hanım bekliyordu.. Kocaman bir hoşgeldiniz dedi. Sanki annemin, arkadaşımın, dostumun, sırdaşımın, koşulsuz güvendiğim ablamın yanındaydım. İçim çok rahatlamıştı ve eşimle birbirimize bakıp doğru yerdeyiz dedik. Aybala Hanım’la herşeyi rahatlıkla konuştuk, kafamıza takılan herşeyi sorduk ve bizi dinleyip sanki dost ziyaretine gelmiş gibi güler yüzüyle sorularımıza cevap verip bizi rahatlatmıştı. Aybala Hanım çocuk sahibi olmamamız için hiçbir nedenin olmadığını ve bizi bir dahakine sürprizle beklediğini söyledi. Bundan sonra bekleme sürecimiz başlamıştı.

Günler geçiyordu ve biz mutlu haberi alacağımız günü bekliyorduk. 2017’nin Mayıs ayıydı. Annem iş için şehir dışındaydı. Annem gitmeden ona adetimin geciktiğini söylemiştim ama bazen böyle olduğu için normal olduğunu söylemiştim. Annemle her telefon konuşmamızda annem adet olup olmadığımı soruyor, ben olmadığımı söyleyip önemsemiyordum; ancak aslında bende bir farklılık vardı. Her türlü koku midemi bulandırıyor canım bir şey istemiyor ve ateş basıyordu. Yaz ayı olduğu için sıcaktandır diye düşünüyordum. Annem gelmişti ve geldiği gibi elinde test ile benim yanıma gelmişti. Öğle saatiydi, hep beraberdik, testi yapmaya gitmiştim ama anneme “öylesine yapıyorum bak bir şey çıkmayacak” diyordum. Beklerken etrafıma bakıyordum ve ilk çizgi çıkmıştı hemen ardından ikinci çizgi de gayet net bir şekilde çıkmıştı. Gördüğüme inanamıyordum! Hemen üzerimi bile toplayamadan büyük bir heyecanla ailemin yanına geldim; gayet rahat bir şekilde “galiba hamileyim” dedim. Eşim hayretle bana bakıyor inanamıyordu. Annem donmuştu, babam yok canım diyordu ve annem ile eşimin birbirine sarıldığını gördüm.

Bu andan itibaren bizim için yeni bir hayat başlıyordu. Hepimizde bir heyecan, sevinç ve tarif edilemez bir mutluluk vardı. Aybala Hanım’dan randevumuzu alıp hemen büyük bir heyecanla gittik. Aklımda birsürü soru; acaba kaç aylık? kız mı erkek mi? Heyecandan yerimizde duramıyorduk. Aybala Hanım’a sürprizle geldiğimizi ve hamile olduğumu söyledim. Sanki kendi çocuğu olacakmış gibi “hadi hemen bakalım kaç aylık, çok mutlu oldum” dedi ve işte o mucize anı; Çınarımız’ın ilk kalp atışlarını duyuyorduk. İnanılmaz tarif edilmez bir duyguydu bu. Gözyaşlarımı tutamıyor mutluluktan ağlıyordum. Eşim donmuştu resmen çok mutluydu. Aybala Hanım “bebeğiniz şuan susam tanesi kadar” demişti. Daha sonra fasülye, portakal, ananas gibi büyüyüp gidecek demişti. Aybala Hanım kısaca 9 aylık süreci anlattı. Kız-erkek farketmez sağlık olsun yeter demiştik. Ailecek çok muyluyduk; bu süreçte ailem (eşim, annem ve babam) desteklerini hep hissettirdiler. Beni hiç yalnız bırakmadılar. Onlara ne kadar teşekkür etsem azdır. İyi ki varlar.

Randevularımıza gidip geliyoruz testler yapılıyor karnım belirginleşiyordu ve 16. haftaya gelmiştik. Aybala hanım artık prens mi prenses mi öğrenme vakti demişti. Eşim kız hissediyorum dedi bana sorduğunda “içindeki ses ne diyor” dediğinde erkek dedim ve doğru tahmin prens geliyor demişti. Bu arada eğer oğlumuz olursa adını ÇINAR koyalım diye eşimle konuşmuştuk ve ÇINAR geliyordu………… Şu an yine gözlerim doldu.

Git-gel karnım büyümüştü, zaman azalıyordu. Hamileliğim rahat geçiyordu, tabii ki evhamım asla geçmiyordu. Nerdeyse sevgili doktoruma her gün bir şeyler sorardım. Hatta aynı şeyi birden fazla sorar sabrını zorlardım ama asla kızmadan, yorulmadan, bıkmadan, bana samimiyetle cevap verirdi. Bir defasında alerji oldum ve Londra’da eğitimde olmasına rağmen bana oradan yardımcı olmuştu, bunları asla unutamam. Şunu belirtmek istiyorum Aybala Hanım’ı tercih etmemdeki en önemli sebeplerden birisi de normal doğumu istemedi ve eğer Aybala Hanım’dan başka bir doktor olsaydı ben bunu asla başaramazdım. Kendisi normal doğum için teşvik eden ve eğitimler alan kendisini sürekli geliştiren işine, bebeklere aşık birisiydi.

37-38. haftaya gelmiştik ve bundan sonra doğumu bekliyoruz demişti. 39. hafta gittiğimde artık ağır ağır yürüyordum ama hala bir ağrı hissetmiyordum. Hep daha var diyordum. O gün Aybala Hanım açılmamın başladığını ve bugün nişanımın gelebileceğini korkup panik olmamamı söyledi. Aynı zamanda doğumu kolaylaştırmak için bazı hareketler yaptırdı bunlar çok faydalı oldu. Ailecek tetikdeydik ama ben çok rahattım. Olur rahat olur diyordum ki normalde panik olan benimdir. 12 Mayıs 2017 Pazartesi günüydü. Annemle akşamüstü yürüyüşü yaptık ve eve geldik. Vücudumda birşeyler oluyordu sanki kasılmalar vardı ama önemsemedim, yürüyüş yaptık ondandır dedim. Saat 21.00 civarıydı. Annem ile TV izliyorduk. Eşim bir odada babam bir odadaydı. Oturuken birden su aktığını hissettim ve hiç beklemediğim bir andı. Olamaz şu an diyordum ama giderek suyum artarak gelmeye devam ediyordu. Gidip üzerimi değiştirdim ve artık doğumun başladığını anladım.

Anneme doğum başladı dediğimde annem inanamadı. Eşim ve babama kalkın gidiyoruz doğum zamanı geldi dediğimde şok oldular ve ben hemen Aybala Hanım’ı aradım. Aybala Hanım sakin olmamı korkmamam gerektiğini söyledi. Ebe bizi karşılayacaktı. “Gözümüz aydın Demetçim” dedi ve biz eşyaları alıp yola çıktık. Herşey çok önceden hazırdı. Eşim benden panikti ve benim rahat olmama şaşırmıştı. Yolda da suyum gelmeye devam etti ve saat 22.30’da hastaneye gelmiştik. Bizi ebemiz Setenay Hanım karşıladı, tetkikler yapıldı ve saat 23.30’da yatışımız oldu. Setenay Hanım bana neler olacağıyla ilgili bilgi verdi ve kasılmalarımın kaç dakikada olduğunu kontrol etmemi söyledi. Kasılmalar başladı önce hafifti sonra giderek artmaya başladı. Önce 10 dk’da bir, sonra 5 dk’da bir, 3 dk’da bir ve 2 dk’da bire düştü. Sürekli hemşireler ve ebemiz gelip beni kontrol ediyordu. Sancılarımı hafifletmek için yürüyüşler ve egzersiz yapıyordum. Bu süreçte ebemiz çok yardımcı oldu. Ama bir konuda onları biraz zorlamıştım çünkü doğuma damar yolu açtırmadan, lavman yaptırmadan, kan aldırmadan ve hiçbir müdahaleye izin vermeden girmiştim. Aybala Hanım tarihe geçeceksin demişti J

Annemin ve ebemizin ellerini sımsıkı tutuyordum ama kasılmalarım dayanılmaz hale geldiğinde sezeryan olmak istediğimi söyledim. Ebemiz az önce Aybala Hanım’la konuştuğunu, “Demet normal doğum yapacak ona güveniyorum, beni üzmesin” dediğini söyledi. Ben de biraz daha güçlendim ve gayret ettim. Artık ebemiz son kontrolünü yaptı doğumun başladığını ve Aybala Hanım’ı aradığını söyledi. Aybala Hanım 5-10 dk içinde yanımda idi ve “Demetcim çok az kaldı sana güveniyorum, unutma yapacaksın” dedi.

Doğumhanedeydik, kasılmalar çoktu, Aybala Hanım tüm sakinliğiyle hafif bir müzik açtı; benim ne kadar güçlü ve inatçı birisi olduğumu, ÇINAR için ne kadar fedakarlık yaptığımı defalarca anlatıp bana moral veriyordu. Onun konuşmaları bana çok güç veriyordu. Artık çok az kalmıştı. Aybala Hanım sürekli farklı pozisyonlarda farklı hareketler yaptırıyordu ve çok işe yarıyordu. Aybala Hanım ve Setenay Hanım elimi hiç bırakmadı. Aybala Hanım’ın “Demet son defa ıkın, Çınar’ın başını görüyorum, şimdi de saçını görüyorum” dediğini hiç unutmuyorum. Artık gücüm kalmamıştı. Aybala Hanım’ın motivesiyle son bir ıkınmayla bereber ÇINAR doğdu. Saat 04.16……ÇINAR’ın sesini duyduğumda ve onu göğsümde hissettiğimde gözyaşlarımı tutamadım. Aybala Hanım, Setenay Hanım ve ben birbirimize bakıp gülüyorduk. Mucizem, fındıklı kurabiyem biricik oğlum aramıza hoşgelmişti. Aybala Hanım benle şakalaşıyorduJ “Kız bana bir eşofman borçlusun heryerimi batırdın” deyip hepimiz gülüyoduk. Ben de “size ne yapsam ne alsam azdır” diyordum; gerçekten de herşeye değer ve herşeyin en güzelini hakeden birisi o.

“Demet’in hamileyken başına gelmeyen kalmadı” diyor gülüyordu. Son gün arı sokmuştu, alerji olmuştum, grip olmuştum, idrar yolu enfeksiyonu olmuştum ve en önemlisi panik atak rahatsızlığım vardı. Bu gerçekten önemliydi; hamileyken Panik Atak olup bunu atlatmam çok önemliydi çünkü bebeğimin etkilenmemesi lazımdı. Bu yüzden çok dikkatliydim, bazen inatçıydım. Ama şunu söylemek istiyorum, insan isteyince herşeyi başarıyor ve üstesinden geliyor çünkü içinizde bir mucize taşıyorsunuz ve o herşeye değer…. Ailem dahil çevremdeki hiç kimse normal doğum yapacağıma inanmıyordu, sen  o kadar dayanamazsın diyorlardı, ama bana inanan tek bir kişi vardı o da bizim ZEYNAMIZ –SÜPER KAHRAMANIMIZ  AYBALA HANIM’DI. İyi ki de inanmış. Her zaman bana “sen çok güçlüsün, inatçısın ve bebeğini çok seven birisin, sana güveniyorum, yapacaksın, beni üzme” demişti. Bunları asla unutamam. Aybala Hanım herkesin hayatında olması gereken, aslında herkesin hayatına dokunan mükemmel birisi. O benim için bir doktor, abla, dost, sırdaş, manevi annemiz, mükemmel bir eş ve anne.

Sizi iyi ki tanımışız, iyi ki ailemizin bir parçası oldunuz…. Sizi hiç bırakmayacak olan evhamlı ve inatçı ÇINAR’ın annesinden kucak dolusu sevgiler….. SİZİ SEVİYORUZ……

Demet Çelik Çalı 
22 Mayıs 2018

5,805 toplam görüntüleme, 6 (bugün)

Yorum gönder

Eposta adresiniz yayınlanmayacak.

Çözümü giriniz *