Cemre Sarsılmaz – Doğum Hikayesi

Prematüre annesi olmak…

Günlerden 8 mayıs 2017…
Bazen insanın dönüm noktası vardır, ya ters gider ya da ters giden şeyler şansa döner. Hamile kaldığımı öğrendiğimde karşıma öyle koca yürekli bir anne / doktor çıktı ki endişe etmeden anneliğe hazırladı beni…

Kontroller, şen kahkahalarla geçen muayeneler bütünleştirdi bizi bir abla kardeş misali.😊

Günler, haftalar geçerken oğlumu kucağıma almaya gün sayarken ters giden birşeyler vardı. Sabah henüz 6:30, ben 31+6 haftalık hamileyim, yataktan kalmaya fırsat kalmadan suyum gelmişti. “Hayır bu gelenin su olmaması gerek” dedim kendi kendime ve ayağa kalkıp olduğum yerde 3 kere üstümü değiştirdim. Sancısız ve ağrı olmadan devam eden bitmek bilmez suyun ardından kanamam gelmişti; birşeyler ters gidiyordu. Doğru acilin yolunu tuttuk. Oysaki NST bağlandığında kasılmalar başlamıştı. Keşke yalancı kasılmalar olsaydı. İçimde sabredemeyen bal oğlum biraz daha dayansaydı…

Ve kocaman yürekli kadın geldi ‘Aybala Zeynep Akıl’; o haykırışları odanın her tarafını sarmıştı. “Hayır Cemre doğum başlayamaz” demişti. Canım doktorum tüm kontrolleri yaptı ama maalesef doğum başlamıştı. Karşımda duran doktor değil tam bir anne ve ablaydı benim için! Ameliyathanede elimi tutuşu, saçlarımı okşayışı, ağlamalarım yerine biraz olsun sakinleşmeme sebep oldu.

Saat 8:45 ve bir ses ‘ıngaaaaaaa’ (doğumda yüzünü göremesem de). O an dünyanın en büyük acı, tatlı mutluluğuydu benim için… 30 gün boyunca kucağıma alamadığım 1816 gr. bir pre 😊

Gelelim dünyanın en meşakkatli annelliğine …
Prematüre annesi olmak gerçekten zor ama bir o kadar da özelmiş. En zoru da odaya çıktığımda bütün odalarda bebek seslerinin kulağımda yankılanmasıydı. Çünkü kucağımda ne emen bir bebek ne de ağlayan bir melek vardı. Ağlamanın sırası değil diyip; gelsin diye çabaladığım süt sağmalar mı dersiniz, oğlumu ne zaman kucağıma alcam sorularıyla kendimi hapsetmek mi dersiniz?
Onu her görmeye gittiğimde konuşurdum, “annecim ben geldim hadi toparla kendini” diye! Eminim o surat ifadelerinden yanında olduğumu hissederdi. Evet bir anne olarak çok ağladım. Ama sonra “kalk bir silkelen oğlunun sana ihtiyacı var, göz yaşlarına değil” deyip bütün gücümü ona verdim. Bir an önce çıksın diye…
Yaşamayan bilemiyormuş gerçekten!

Eve çıktığımız 3 ay süresince enfeksiyon kapmasın diye kullanmadığım dezenfektanlar, maskeler kalmamıştı. Kimseyi o süre boyunca eve almadım, herkes isteğini söylemekte özgürdü ama benim oğlumun sağlığı daha önemliydi…

En zorlu süreç bitmek bilmeyen prematüre kontrolleri. Hasta olmaması için gösterdiğim özen de cabası! Sadece bildiğim ben güçlü olursam bal oğlumun da güçlü olduğuydu. Şimdi herşey yolunda.
Biraz sabır, biraz dua, biraz da güç ile …

Bundan sonrası oğluma kavuşmanın mutluluğu ve oğluma kavuşturan koca yürekli kadını tanımamın en büyük şansım olduğuydu..
İyiki ailemin bir parçasısınız ve iyi ki bir annesiniz!

SİZİ ÇOK SEVEN BİZ 😘

Cemre Sarsılmaz
10 Şubat 2018, Bodrum

28,592 toplam görüntüleme, 44 (bugün)

Yorum gönder

Eposta adresiniz yayınlanmayacak.

Çözümü giriniz *