Bihter Başaran – Doğum Hikayesi

Bebeğimiz olsun istiyorduk. Yaklaşık 8 ay her test sonucu negatifti ve geçen her ay benim için hayal kırıklığı ve umutsuzlukla sonuçlanıyordu. Bir gün bir test daha yaptım. Sonuç negatif! Direk Aybala Hanım’ı aradım, hemen gel dedi. Tedaviye başlayalım diye karar aldık. Fakat eve gitmeden “Ne olur ne olmaz kan testi ver” dedi, reçetemi hazırladı. Birkaç saat sonra evde otururken Aybala Hanım’dan telefon geldi. “Bihtercim inanmayacaksın ama hamilesin!” Ben şok tabii.. “Eee napıcaz şimdi?” demişim birden.. Karşılıklı gülüştük. En başından farkındaydım Aybala Hanım benimle bu mutluluğu sonuna kadar paylaşmaya hazırdı.

Hamişliğim boyunca herşey çok keyifli ve eğlenceliydi. Doğumum da öyle olmalıydı. Normal doğumdan başka seçenek yoktu benim için. Benim kızım normal şartlarla dünyaya gelmeliydi. Ve biliyordum kızım da bana yardım edecekti.

Hastanedeki özel eğitimlere katıldım. (İyi ki katılmışım, çok işe yaradı) Sürekli spor yapmaya çalıştım, yürüdüm, gezdim. Son gün bile alışveriş merkezinde hala birşeyler alma çabasındaydım. Hatta Aybala Hanım’a yakalandım. Ama nerden bileyim, daha vakit vardı doğuma aslında… Sadece 37+6. haftadaydım.

O gece herşey geçen diğer günlerle aynıydı aslında. İlerleyen saatlerde kızım çok hareketlenmişti. Abimle dalga geçtik hatta bir de bugün gelmesin diye.. Bunu söyledikten yaklaşık 1 saat sonra otururken suyum geldi. Saat 23.40 idi. Hemen Aybala Hanım’ı aradık ve hastaneye gittik. Gittiğimde nişan denen sıvı da gelmişti. Görevliler kontrollerini yaptılar ve doğumun belki 3 saat belki 24 saat belki de 3 gün sonra olabileceğini, istersem hastanedekalabileceğimi, istersem hastanede kalabileceğimi söylediler.

Benim kasılmalar daha varla yok arası birşeydi. Hiç korkmuyordum amaçok heyecanlıydım. Çünkü upuzun ve eşsiz değerdeki hamişliğimin sonuna gelmiştim ve en sonunda kızıma kavuşacaktım.

İlk kasılmalarımı evde yaşamak istedim. Kontrolden sonra hemen eve geldik. İlk işim sıcak bir duş almak oldu. Kasılmalara hazırdım. Sürekli evin içinde yürüdüm. Kasılmalarım çok hızlı ilerledi. 10 dk, 8 dk, 5 dk… Sürekli şiddeti artıyor ve zaman daralıyordu. Pilates topunun üstünde ve hastanede verilen eğitimlerdeki hareketlerle hissettiğim kasılmaları hafifletebiliyordum. Pilates topundayken bir kez daha suyum geldi. Birkaç kez duş aldım. Kasılmalarım 3 dk’da bir gelmeye başladı. Ayakta hafifletebiliyordum ağrıları ama artık hastaneye gitme zamanı gelmişti. Bunu hissedebiliyordum.

Saat 04.40’ta hastanedeydik. Direk odaya çıktık. Kasılmaları asla yatarak değil, dizlerimin üstünde ya da ayakta geçiriyordum hala.

NST’ye bağlandım ve sanki çok gerekliymiş ve çok anlıyormuşum gibi değeri kaç diye sordum ve “40” cevabını aldım. İşte o an herşey tersine döndü benim için. 40 mı? Olamazdı! Benim bu ağrılarımın değeri 40 ise, bunun 3-4 katına dayanamazdım. Hiç olmayan korkum karabasan gibi çöktü üzerime. Nefesimi kontrol edememeye başlamıştım. Sezaryen istiyorum diye bağırmaya başladım. Aybala Hanım’ın beni dövmek üzere olduğunu hatırlıyorum! “Herşey bu kadar güzel giderken nasıl sezaryen dersin Bihter!” diyordu. Herkes beni vazgeçirmeye çalışıyordu. Ama ben takmıştım bir kere. Epidural teklifini de kabul etmedim. Tek isteğim bir kasılma daha gelmeden beni bayıltsınlar. Herkesi pes ettirmişim.

Sezaryen için beni ameliyathaneye aldılar. Ellerim bağlandı, ben hala bağrınıyordum. “Hadi artık uyutun n’olur!”

O masaya yattım ve tam bayılmayı beklerken Aybala Hanım hangi ara buldu ve kontrol etti bilmiyorum.. “Bihter 9 cm açılmış bak kafasını elliyorum doğum başladı, hadi sen yaparsın” dedi. İlk yine “hayır” dedim, “bayıltın beni”… “Bihter sakinleş kendine gel doğuruyorsun kızım” dedi.. O an “tamam” dedim. “Hadi” dedi, “yan odaya doğumhaneye geçiyoruz”.. Ben o masadan kalktım ve yan odaya doğru hareketlendim. Sancım geldi yürürken, durdum ve ıkınmaya başladım. Ayakta doğururum belki diye düşündüm :)) Doğumhaneye girdim, eşim de yanıma gelmişti ve yapmama gerekeni yapmalıydım artık. Yanımdaki herkesin üstün çabaları sonucu yaklaşık 15 dk sonra kızım kucağımdaydı.

Saat 06.46.. Şoka girdim ilk, anlayamadım. Eşime bakıyordum bu benim mi diye.. Çok güzeldi. Herşey büyüleyiciydi. Sezaryen masasından kalkıp doğumhaneye gitmem şaka gibiydi. Bebeğimizin kordonunu babası kesti. Muhteşemdi.. Herşey inanılmazdı. Tarifi yok…

Hani hep derler ya doktorlar sezaryen yaptırırlar diye. Bizde yok öyle bir şey dostum. Benim doktorum işte böyle çatır çatır doğurtur adamı. Onun yerinde başkası olsa asla umrunda olmazdı. Allah’ıma bin şükürler olsun bu yolda Aybala Hanım’la birlikte yürümüşüm. Bu süreçte yanımda olan herkese teşekkür ederim. Başta Aybala Hanım olmak üzere, canım eşime ve Semra ebeye ve diğer yanımda olanlara. Bodrum’daki bayanlara duyurulur, çok ama çok şanslıyız burda, bir o kadar tatlı, güleryüzlü ve bir o kadar da bizi düşünen başarılı bir doktora sahibiz. Herşey için sonsuz teşekkürler..

Bihter Başaran

10 Aralık 2016

Bihter Başaran 1 Bihter Başaran 2 img-20161230-wa0016 img-20161230-wa0015 img-20161230-wa0014 img-20161230-wa0013 img-20161230-wa0011 bihter başaran

35,262 toplam görüntüleme, 1 (bugün)

Yorum gönder

Eposta adresiniz yayınlanmayacak.

Çözümü giriniz *