Asya Kepenek – Doğum Hikayesi

10 yıllık birlikteliğin sonunda 2015 yılının Ağustos ayında evlendiğim eşimle, Nisan ayında hamile olduğumu ögrendik.

Planlı olmayan bir gebelik olsa da haberi ögrendiğimizde ikimiz de çok mutlu olduk. Hemen doktor bulup neler yapmamız gerektiği ile ilgili bilgi edinmemiz gerekiyordu. İlk gittiğimiz kadın doğum doktorundan mutlu girip mutsuz ayrıldık, çünkü hamileliğimin farkında olmadan kullandığım ilacın bebeğime zarar verebileceğini hatta büyük bir soğukkanlılıkla istersem gebeliği sonlandırabileceğimi söyledi. İlk iki gün çok zor geçti bizim için. Bir daha aynı doktora gitmeyeceğimden emindim.Arkadaşımın tavsiyesiyle Aybala hanımı buldum, tekrar aynı şeyleri duymaktan korkarak gittim, fakat odasına girdiğimizde yüzündeki kocaman gülümsemesini hala unutmuyorum, o kadar pozitif biri ki sanki aylardır görüşüyormuşuz gibi hissettiriyor. İlk görüşmemizde yanından ayrılırken “işte doktorumu buldum” dedim. Kabus olan iki günden sonra bizi çok rahatlattı, o gün ikinci kez doğduğumuz kesin..

İlk gebeliğim olduğu için derin bir araştırma içine girmiştim ve normal doğum yapma konusunda kararlıydım, bu noktada gerçekten doktorunuzun büyük önemi var. Benim gebeliğim risksiz sağlıklı bir gebelikti ve doktorum da pozitif  doğal doğumdan yana motive edici biriydi. Bir de benim herşeyi yapabilme iddiam doğum konusunda da aktifti, o yüzden Aybala hanımın beni ikna etmesi zor olmadı.. Hastanenin doğal doğuma teşvik ve bilgilendirme eğitimlerine katılmam için yol gösterdi. Eğitimlerin kesinlikle çok faydasını gördüm. Doğru nefes alma doğru ıkınma, psikolojik olarak hazırlanma ve daha birçok durumu anlamada önemi var eğitimlerin, kesinlikle katılın.

9 ay  beklediğimiz o büyük gün geldi, daha öncesinde hiç bir belirti olmamasına rağmen o gün kasıklarımda hafif sızlamalarla hissettim değişikliği. Öğrendiğim gibi gözüm saatte gerçek sancı mı yoksa yalancı mı anlamaya çalıştım. Önce 3 saat boyunca 5 dk’da 1 giren sızlamalar gittikçe fark edilir bir hal almaya başladı. Biz bu sırada “İçeride” dizisini izliyoruz ve dizi bitene kadar harekete geçmedik.. Dizi bitti..  Kamil (eşim) kağıttan grafik oluşturmuştu (eğitimlerde de beni hiç yalnız bırakmayan bilinçli kocam) sancılarım girdikçe bir şeyler çiziyordu. Ben de bu sırada duşa girip sancılarımı hafifletmeye çalışıyordum. Tabii sancı deyince aklınıza korkunç bir şey gelmesin regl ağrısı gibi, duştan çıkıp makyaj yapacak kadar hafifti. Duştan sonra da kesilmeyince Aybala hanımı aradık, gece saat 1 civarı hemen açtı telefonu uykulu bir ses “efendim Asyacım”; sancılarımın düzenli olduğunu söyledim, “hastaneye gidip NST’ye gir ben de geliyorum bir bakalım” dedi.

Hastaneye gittiğimizde daha da kısalan, 3 dk’da 1’e düşen sancılarım vardı.. şiddeti gitikçe artıyordu..  İlk kontroller yapıldı vee “doğum başlamıştır, sabah 10’da doğar” dedi büyük bir sakinlikle. “Eğitimde gördüğün nefes almaları hatırla ve sakin ol, sana güveniyorum” dedi. Artık 2 dk’da 1 giren kuvvetli sancılarım başlamıştı. Odaya çıktık, ben sancı sürecimde yanımda sadece Kamil’in olmasını istedim; hem süreci birlikte geçirmek bizim için o anı daha özel kılacaktı, hem de normal doğum yapacak olmamdan dolayı kendimi daha rahat hissetmek istediğim için müdahale edecek kimse olsun istemedim.

Bütün geceyi duşun altında geçirdim; sıcak su inanılmaz iyi geliyor. İsmini şu an hatırlamıyorum fakat çok tatlı bir hemşire eşlik etti bize gece boyu. Doğum sancısı dayanılamayacak bir ağrı değil, sadece yorucu ve başınıza gelecek şeyin nasıl bir şey olacağını bilmediğiniz için tedirgin oluyorsunuz, yapamayacak gibi hissettiğiniz anda yanınızda size güvenen inanan uzman birisi mutlaka olmalı derim. En büyük desteğim Kamil’di; gece boyu elini belimden ayırmadı, biz birlikte doğurduk diyorum zaten.

Sabah 9 açılmam hala 6-7 cm civarı, benim yorgunluktan konuşmaya halim yok.. Hormonların etkisiyle uykuyla mücadele.. Artık doğurup uyumak istiyorum, doğuma bir saat kala epiduralle doğum yapmak istedim. Kontroller yapıldı ve sancımın yüksek olduğu epiduralın yapılmasının sakıncalı olabileceği söylendi fakat ben yine tüm kararlılığımla yapılsın dedim. Bir sürü kağıt imzaladıktan sonra iğne yapıldı, fakat benim gittikçe ıkınma hissim artıyordu ve aynı ağrıyı hissediyordum. Doğumhaneye gitmek istediğimi söyledim, işte o an…

Doğumhanedeyiz.. doktorum da yanımda, bana ne kadar güvendiğini ve zoru atlattığımı, bundan sonrasının çok kolay olacağını anlatırken, bir taraftan da müzik açıyordu… Onun o sakinliği beni rahatlattı. Sesi hala kulağımda “hadi Asya bebeği görüyorum, çok iyisin, kuvvetli son bir ıkınma eğitimlerdeki gibi, işte benim gebem, harikasın”.. 5 dk sonra saat 10:02; 4 kilo 55 cm boyunda kapkara bir tosuncuk kucağımda..

Bu duygunun tarifi yok. Tüm ağrılarım bir anda geçti mucize gibi.. Ne kadar ayrıntılarıyla anlatmaya çalışsam da yetmiyor. O geceki duyguların tarifi yok; gerçekten inanılmaz bir geceydi.. Hep söylüyorum sadece ben doğurmadım, doğum bir ekip işi. Hamileliğim boyunca eşimin desteği, doktorumun motivasyonu, sakinliği ve hamileliğim boyunca bana güleryüzüyle yaklaşması, hemşirelerin ilgisi ve destekleri hepsi bir bütün. İyi ki hayatımız kesişti. Beni bu kadar şanslı kılan bu güzel insanlara çok teşekkür ederim. İkinci gebeliğimde görüşmek üzere..

 

Asya Kepenek

1 Ağustos 2017

 

18,726 toplam görüntüleme, 13 (bugün)

Yorum gönder

Eposta adresiniz yayınlanmayacak.

Çözümü giriniz *